KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10389 E., 2013/14124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2013/640-2013/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin diğer ortakları ile müvekkili arasında sorunlar baş gösterdiğini, şirket ortaklarının müvekkilinin yetkilerini elinden almaya çalıştıklarını, şirketin mal varlığının başka şirketlere aktarılmaya çalışıldığını ileri sürerek, davalı şirketin feshine, bu talebin reddi halinde müvekkilinin şirketten çıkmasına izin verilmesine ve müvekkilinin payına karşılık olmak üzere 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talepli olarak açtığı davada, şirketin diğer ortaklarının davalı şirketin mallarını üçüncü kişilere devretmeye çalıştıklarını ileri sürerek, söz konusu devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 636/4 maddesinin fesih davası açılan mahkemenin taraflardan birini istemesi üzerine gerekli önlemleri alacağı şeklinde düzenleme getirdiği, yasanın emredici mahiyette olmayıp takdiri mahiyette olduğu, aynı hususun ihtiyati tedbirle ilgili düzenlemelerde de yer aldığı, şirketin tüm mal varlığına tedbir konulmasının şirketin devamını imkansız hale getirebileceği, şirket ortağı olarak davacının da bundan zarar görebileceği ayrıca davacının kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delilleri dosyaya sunmadığı, davanın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı da verilemeyeceği gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10389, K. 2013/14124, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama