KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10424 E., 2013/15507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2011 gün ve 2010/131-2011/237 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.03.2013 gün ve 2012/5602-2013/5252 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "Roguie" ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli ve toplumca tanınmış "Advantage Rogue" ve "Rogue+şekil" markaları gerekçe gösterilerek davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na yaptıkları itirazlarının reddedildiğini, müvekili markasının tanınmış marka olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa sebebiyet vereceğini, davalının haksız menfaat elde etmesine yol açacağını ileri sürerek itirazın reddine ilişkin 2010-M-2062 sayılı kararın iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, “Rougie" ibareli başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "Rouge şekil" ibareli marka benzer olsa da, dava konusu başvurunun tescili için WIPO'ya 17/03/2009 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, “tanınmışlık iddiasının ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Euralis Gastronomie vekili, 2001 yılından beri Türkiye piyasasında bulunduklarını, davacı markasının geçmişinin ancak 2008 yılına uzandığını ve “ruj” anlamına geldiğini, oysa müvekkili markasının özel isim olup “roji” olarak okunduğunu, özel yazı karakterleri ve şeklin markaları farklılaştırdığını, diğer davacı markasının başvurudan sonra olması sebebiyle değerlendirilecek tek markanın “Advantage Rogue” olduğunu, “Advantage” ayırdedici unsurundan dolayı onun da müvekkilinin markasına benzerliği olmadığı gibi farklı mal ve hizmetler için tescilli olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf markalarının benzer olmadığı, kurum kararının iptali ve hükümsüzlük koşularının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.03.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10424, K. 2013/15507, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama