KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10676 E., 2013/16173 K.·Taşımacılık Ve Araç Kiralama Hizmetleri (Rent A Car) Genel Müdürlüğü
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 gün ve 2011/315-2012/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.02.2013 gün ve 2012/17957-2013/2684 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında abone sayaçlarının kontrolü kesme - açma işlemleri ile araç kiralama konularında 20.11.2007-10.12.2007 ve 14.04.2008 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, bu sözleşmelerin 09/03/2009, 16/03/2009 ve 10/03/2009 tarihinde sona erdiğini, bunun üzerine müvekkilin davalıya 14 adet fatura düzenleyerek gönderdiğini, davalının fatura bedelini ödemediği gibi 13 adet teminat mektubunu nakde çevirdiğini, toplam teminat tutarının 1.384.584,76 TL olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, durumun ihtarname ile davalıya bildirildiğini,
davalının teminatları paraya çevirerek haksız kazanç elde ettiğini bu nedenle teminatlara ve hakediş alacağına karşılık şimdilik 100.000 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18/06/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 372.287,13 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kalan borcunun davacının talep ettiği kadar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalıdan 372.287,13 TL alacaklı olduğu, davalının davacı adına ödediği 125.735,26 TL'nın bundan mahsubunun gerektiği gerekçesi ile 246.551,87 TL'lik talebin kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.02.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, abone sayaçlarının kontrol, kesme-açma işlemleri ile araç kiralama konularında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi sonucu davacının alacağının tahsili için düzenlediği ve davalıya gönderdiği faturalara rağmen davalının haksız olarak teminat mektuplarını nakte çevirmesi nedeniyle teminatlara ve hakediş alacaklarına göre davacının alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının alacağının tesbiti için bilirkişi incelemeleri yapılmış ve 23.12.2010 tarihli celse davalı vekili de davacının alacağının 372.287.13 TL olduğunu kabul etmiştir. Ne var ki uyuşmazlık dışı hale gelen bu alacak miktarının tesbitinde davalı tarafından davacı adına ödenen SGK bedelleri yanında gecikme zammı da vardır.
Alınan bilirkişi raporlarında bu durum fark edilerek, davalı tarafından 07.08.2009 tarihinde nakte çevrilen teminat mektupları bedeli 30.06.2010 tarihine kadar elde tutulup bu tarihte davalı adına olan SGK borçları ödendiğine göre, davacının 07.08.2009 tarihinden 30.6.2010 tarihine kadar SGK’nın fazladan tahsil ettiği diğer bir deyişle davalının geç ödemesi nedeniyle oluşan gecikme zammından davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 21.5.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda davalının davacı adına geç ödeme yapması nedeniyle SGK’ya toplam 125.735.26 TL gecikme zammı ödediği, bu miktarın da davacı tarafından talep edilebileceği mütalaa edilmiştir. Davacı vekili ise iş bu davada bu alacağını dava konusu etmediği için 18.08.2012 tarihli ıslah dilekçesinde davasını 372.287.13 TL’na çıkarmış, gecikme zammı yönünden dava haklarını saklı tutmuştur.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmaktan çıkan 372.287.13 TL’na karar vermek ve gecikme zammı yönünden ise davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.02.2003 gün ve 2012/17957-2013/2684 sayılı onana kararının ortadan kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10676, K. 2013/16173, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama