KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10878 E., 2013/15508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 gün ve 2008/863-2012/90 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.03.2013 gün ve 2021/6682-2013/5740 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sattığı mal karşılığında kendisine verilen davalı bankanın 29.03.2008 keşide tarihli 19.425 TL tutarlı çekin karşılıksız çıkması üzerine, keşideci hakkında icra takibine geçildiğini, takip sırasında keşideci Murat Akyıldız'ın 04.08.1999 tarihinde öldüğünün anlaşılması üzerine icra takibinin semeresiz kaldığını, davalı bankanın hiçbir araştırma yapmadan ölü kişi adına çek hesabı açarak kusurlu davranıp müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 19.425 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın usulsüz bir işlemi ve eyleminin söz konusu olmadığını, cari prosedüre uygun olarak çek hesabı açıldığını, aksine davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek kendi zararına sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çek hesabı açılırken her ne kadar resmi kurum ve mercilerden alınan belgeler ibraz edilmiş ve bu belgelere güvenilerek çek hesabı açılmış ise de, davalı bankanın ölü kişiler adına çek hesabı açarak bu şekilde özen borcunu yerine getirmediğinden sorumluluğunun bulunduğu, davacının da, basiretli bir tacir gibi hareket ederek sadece ibraz edilen çeke bakma dışında ibraz eden kişinin ekonomik ve kişisel durumu ile ilgili araştırma yapmasının gerekli olduğu, davacının bu yükümlüğünü tam olarak yerine getiremediğinin anlaşıldığı, bu durumda meydana gelen zararda davacının da müterafik kusurunun bulunduğu,
BK'nın 44. maddesi gereğince davalı tarafa yüklenecek tazminattan %25 oranında davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 14.568,75 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine 25/03/2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10878, K. 2013/15508, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama