KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/10952 E., 2014/591 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2014
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/92-2013/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekil, davalının müvekkili şirketin ürettiği mamülleri ve çalışma konusunu aynen kopyalarak kendisine "..." adlı internet adresi yaptığını, müvekkili adresini kendi adresi gibi gösterdiğini, birbirine zıt konumlanmış iki yarım ay şeklinde çizim ile aralarındaki boşluğa ... harfleri oturtulmuş ve altında büyük harflerle "..." yazan markayı tescil ettirmek üzere 10/09/2008 yılında ...'ye müracaat ettiğini ancak müvekkili itirazının kabul edilmesi ile markanın tescil edilmediğini, davalının "..." markasını 08/03/2010 tarihinde tescil ettirdiğini,
oysa müvekkilinin "..." markasını ilk defa yarattığını ve sattığı otomotivde kullanılan ve istavroz olarak tanımlanan yedek parçalarda kullandığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması H...ında KHK'nın 8/III md. ve 42/b maddesine göre davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ...'ye ilgili mevzuata uygun olarak bir başvuruda bulunduğunu ve kurum tarafından bu başvurunun reddedildiğini, ... markasının davacının bahsettiği gibi yaygın olarak kullanılan bir logo olmadığını, bu logonun davalı tarafından sadece "..." adı verilen kardan mili ürününde bir kere kullanıldığını, bu yüzden davalının bu logodan bir kazanım elde etmesinin söz konusu olmadığı gibi logonun haksız rekabet imkanı sağlamasının da mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı tescilli markası dışında ... nezdinde yapmış olduğu 2010/09115 başvuru nolu ..., www. ... ŞEKİL markası ile 2008/44038 başvuru no "... ...... ŞEKİL" marka başvurularının olduğunu, davalının davacı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerine markasal kullanımlarında yer verdiği, davacının uzun yıllardır kullandığı ticaret ünvanları ve bu unvanları içerir markanın benzerinin davalı tarafından kullanıldığı, davalı tarafın kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nin 2009 ... no'sunda davalı adına kayıtlı markanın iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10952, K. 2014/591, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama