KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11030 E., 2013/15987 K.·İhtiyati Haciz Talep Eden
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2012 tarih ve 2012/130-2012/130 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun müvekkiline 60.000,00 TL tutarında 01.05.2013 vadeli 08.08.2012 tanzim tarihli bir adet bono ile borçlandığını, borçlunun çalıştırdığı mağazayı kapattığı gibi evini de boşaltarak bilinmeyen bir yere kaçtığını ve izini kaybettirdiğini, başkalarından da menfaat sağladığını ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş; mahkemece, talebin kabulüyle, toplam 60.000,00 TL alacak ve masrafları karşılayacak şekilde, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine İİK'nun 257. maddesi ve müteakip maddeleri gereğince haciz konulmasına karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden, talep konusu bononun sebebe dayanmadığını, borcunun bulunmadığını, işyerini nakletmesi sebebiyle zorunlu olarak yerleşim yeri adresini değiştirdiğini, kaçma, borçluları zarara uğratma amacının bulunmadığını belirterek, hakkındaki ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, borçlunun ikametgahını değiştirdiği, işyerini terk etmediği, İstanbul'da yeniden iş kurarak aynı işi devam ettirdiği, borçlunun sunduğu kira sözleşmesinin vergi dairesindeki kayıtlarla uyuştuğu gerekçesiyle, ihtiyati haczin kaldırılmasına ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz kabul edilerek, ihtiyati haczin kaldırılmasına ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrası gereğince; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Yasanın 257. maddesinin 2. fıkrasında ise, vadesi gelmemiş bir para borcu sebebiyle ihtiyati haciz isteminin şartları gösterilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen 265. maddesi hükmüne göre de “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder."
Belirtilen yasal düzenlemeler nazara alındığında ihtiyati haciz kararının uygulanması ve ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz sonrasında mahkemece yürüyen icra takibinin durdurulabileceğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu suretle, somut uyuşmazlıkta mahkemece itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmişse de dayanağı olmaksızın başlatılmış olan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11030, K. 2013/15987, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama