KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11077 E., 2013/15688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2012 tarih ve 2010736-2012/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekillinin davalı bankanın ...müşterisi olup, banka müfettişlerinin çağrısı üzerine bankaya gittiğinde hesaplarının incelenmesi sonucunda, bir kısım ödeme fişlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını anladığını ve bu işlemlerin kendisi ve diğer müşterilerin hesaplarından habersiz kullanımlar yapan hakkında zimmetten dava açılan bankanın eski çalışanı Nazım Yıldırım tarafından gerçekleştirildiğini öğrendiğini, müvekkilinin bilgisi dışında yapılan işlem tutarının 49.775 TL olduğunu ve farkında olmadan bu tutarı bankaya kredi borcu olduğu söylendiğinden ödendiğini,
haksız kullanımların iadesi için bankaya ihtarname çekildiğini, ancak ödemede bulunulmadığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL'nin kullanılma tarihlerinden itibaren bankaların kredilere uyguladığı en yüksek faizden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10/04/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 15.000 TL asıl alacak tutarını 1.410 TL artırarak 16.410 TL'ye çıkattıklarını ve işlemiş faiz olarak 20.852 TL talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bilgisi dışında yapılan işlemlerden dolayı zararı tespit edilip bankalarınca mağduriyetinin giderildiğini, davacının yıllar boyu hesaplarını incelemeyerek kusurlu davrandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava, davalı banka müşterisi olan davacının hesaplarından davalı banka personeli tarafından usulsüz işlemlerle para çekildiği ve zarara uğratıldığı iddiasıyla zararın tahsili isteğine ilişkin olduğu, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının hesaplarındaki işlemler nedeniyle, davacının zararının oluştuğu olaya sebebiyet veren banka personeli ile bankanın kusurlu olduğu, zarar miktarı asıl alacak olarak 16.410 TL ve işlemiş faiz olarak 20.852,52 TL olarak belirlendiği,
davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talep ettiği, işlemiş faiz ile ilgili olarak başlangıçta 15.000 TL asıl alacak için işlemiş faiz talep edilmekle işlemiş faiz yönünden bu talebin aşılamayacağı, gerekçesiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulü ile, 16.410 TL asıl alacak, 19.070,20 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 35.480,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın 15.000 TL'sine dava, kalan 1.410 TL'sine 10/04/2012 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11077, K. 2013/15688, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama