KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11267 E., 2013/16430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2012 gün ve 2011/497-2012/56 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/03/2013 gün ve 2012/5633-2013/5785 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete yatırılan paranın her an geri alınabileceği, karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisiyle, kâr ve zarara katılım hesabına 22.877,76 EURO (40.000 DEM) para yatırdığı ve kendisine hesap cüzdanı verildiği, bu miktarın Euro karşılığının 47.052,68 TL olduğu, talep ettikleri halde paranın iade edilmediğini, çektikleri ihtarnameye de cevap alamadıklarını, davalı şirketin para toplama faaliyetinin yasa dışı olduğunu, diğer davalılar olan özel kişilerin ise davalı şirketin yöneticileri olduklarını, yasa dışı para toplama faaliyetinden şahsi sorumluluklarının bulunduğu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 DEM karşılığı 22.877,76 Euro'nun karşılığı olan 47.052,68 TL'nin 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca Euro faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı finans şirketi yönünden, şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve tasfiye sonuçlanıp şirketin kâr veya zarar durumunun tespit edilmediği, davacının kâr ve zarar hesabına yatırdığı para hakkında talepte bulunmasının bu aşamada mümkün bulunmadığı, dava tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel hale gelmediği, davalı şirket hakkında açılan davanın zamansız açıldığı, diğer davalı özel kişiler yönünden ise, kendilerinin davalı şirketin yöneticisi oldukları, şirketin eylemlerinden şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11267, K. 2013/16430, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama