KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11300 E., 2013/15993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.06.2011 tarih ve 2008/634-2011/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın Kamera Spor Reklamcılık A.Ş. ile sponsorluk sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket tarafından davalıya ait internet sitesine hizmet verildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 8 adet faturanın sponsor Kamera Spor tarafından ödenmesine rağmen dava konusu 1 adet faturanın ödenmediğini, Kamera Spor Reklamcılık A.Ş. aleyhine 01.04.2003 tarihli fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlunun itirazı üzerine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/333 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını,
bozma ilamı sonrasında 2008/359 Esas sayılı dosya üzerinden verilen karar ile davacı tarafından faturaya konu hizmetin verildiğinin belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğunun ve davacının davalıya internet hizmeti verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile dava dışı Kamera Spor Reklamcılık A.Ş. arasında eldeki davaya da konu edilen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2006 tarihli 2004/333 Esas, 2006/655 Karar sayılı kararıyla “...hizmet verilmediği iddia edilen dönemlere ilişkin sahteliği iddia olunmayan ve yan delil olarak nitelendirilebilecek yazışma ve maillerden hizmetin verildiğinin anlaşıldığı...” belirtilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2007 tarihli bozma ilamında ise mahkemenin belirtilen gerekçesiyle ilgili bir hususa değinilmemiştir. Bu suretle, mahkemece, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/359 Esas, 2008/505 Karar (Bozma öncesi 2004/333 Esas, 2006/655 Karar) sayılı dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerde
değerlendirilmek suretiyle; taraf delillerinin toplanması, alanında uzman bilirkişilerden iddia ve itirazları karşılayacak şekilde, davacının davalıya söz konusu hizmeti verip vermediği, verdiyse hizmet bedelinin ne olduğu hususlarında rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11300, K. 2013/15993, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama