KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11309 E., 2013/15808 K.·İhtiyati Tedbir İsteyen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2012/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihityati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin plastik ambalaj sektöründe hizmet verdiğini, 2008 yılında "Tela dokusuz, örgüsüz teknik kumaştan imal torba, poşet" buluşunu gerçekleştirdiğini ve bu buluşunu TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin patentini aldığı bu ürünü taklit ederek piyasaya sürdüğünü, davalının bu kullanımının müvekkilinin patentine tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesi ve ref'i için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ürününün, davacının patentine tecavüz oluşturmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda davalı şirkette kullanılan imalat yönteminde, el geçme veya iplik geçme poşetlerin ultrasonik yöntemle oluşturulduğu ve patente tecavüz edildiği yönünde delil bulunmadığının belirtildiği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, patent hakkına tecavüzün önlenmesi ve ref'i davası olup, davacı vekili, patente tecavüzün önlenmesi ve ref'i için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak bu karara ilişkin olarak HMK.’nın 391/2. maddesinde belirtilen hususları içeren bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK.’nın 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.
Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK.’nın 391/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda ihtiyati tedbir talep edenin, vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri yazılmadığına göre, bu durum HMK.’nın 391/2. maddesine aykırıdır. Temyiz edilen karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, 22.02.2013 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK.'nın 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11309, K. 2013/15808, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama