KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11348 E., 2013/16809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 gün ve 2011/363-2011/491 sayılı kararı bozan Daire’nin 03.04.2013 gün ve 2012/5453-2013/6689 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 13.000 Euro bedelli çekin tahsil için davalıya verildiğini, ancak bedeli tahsil edilmediği gibi, bankaca kaybedildiğinden iade de edilmediğini, çekin yabancı bankaya ait olup, keşideci de yabancı olduğundan alacağın takip ve tahsil imkanı bulunmadığını, müvekkilinin çek bedeli kadar zarar gördüğünü ileri sürerek,13.000 Euro'nun ödeme tarihindeki TL karşılığının faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin muhabir banka tarafından zayi edildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilince zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, kaldı ki muhatap banka ödemeyi durdurduğundan zayi olmasa dahi çekin tahsil imkanı bulunmadığını, öte yandan davacının öncelikle borçlular hakkında takip yapması, alacağını tahsil edememesi halinde bankaya dava açması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece çekin zayi olması nedeni ile zarara uğrayan alacaklının öncelikle çek borçlularına karşı aralarındaki temel ilişkiye dayanarak takip ve dava yoluna başvurması, bu yolla alacağını tahsil edememesi halinde çekin kaybolmasına neden olan bankaya yönelmesi gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle dava şartının gerçekleşmediği, zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesinin tek başına dava açma hakkı sağlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.04.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11348, K. 2013/16809, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama