KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11355 E., 2013/16019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2012/754-2013/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile Garanti Bankası A.Ş.... şubesi arasında 08/07/2011-12/07/2011-15/07/2011 tarihli bariyerli opsiyon sözleşmeleri imzalandığını, türev araçlar ve opsiyon sözleşmeleri konusunda hiçbir bilgisi olmadığı anlaşılan davalı bankanın müşteri temsilcisi tarafından telefonda konuşarak davacı şehir dışında iken hiçbir riski olmadığı telkinleri doğrultusunda sözleşme dahi imzalatmadan telefonda işlem yaptığını, bariyerli opsiyon sözleşmesinin akdedilirken SPK seri: V No 46 sayılı tebliğin amir hükümlerine riayet edilmediğini, sermaye piyasası tebliği gereğince bariyerli opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğunu,
davalı bankanın... şubesi tarafından hukuka aykırı, tüketiciyi yanıltıcı ve aldatıcı nitelikteki, mevzuata aykırı olarak 08/07/2011, 12/07/2011 ve 15/07/2011 tarihlerindeki işlemlerden ötürü tahsil edilen toplamda 167.580.TL' nin tahsil tarihlerinden (04/01/2012-11/01/2012) itibaren işleyerek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu uyuşmazlıkta tüketici sıfatının bulunmadığını, emsal Yargıtay kararlan gereğince, davacı ile davalı banka arasındaki ilişkinin tüketici işlemi değil, bankacılık ilişkisi olduğunu, Yargıtay'ın, opsiyon işlemleri ile yatırım işlemlerinin Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği şeklinde karar verdiğini, bankanın tacir sıfatını haiz olup, davaya konu uyuşmazlığın bankanın tacir sıfatı nedeniyle de Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davacı ile banka arasında opsiyon işlemi gerçekleştirildiğini,
Sermaye Piyasası Kurulu'nun kararı gereği banka ile müşteriler arasında imzalanan opsiyon sözleşmelerinin SPK mevzuatına tabi olmadığını, bu kapsamda bankanın SPK mevzuatına aykırı davrandığına ilişkin davacı iddiasının hukuki dayanağının olmadığını, banka tarafından davacıya işlem öncesinde ayrıntılı bilgi verildiğini, davanın görevsizlik nedeniyle reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının tüketici sıfatının olmadığı, yapılan işlemin ve taraflar arasındaki ilişkinin bir bankacılık işlemi olduğu, tıpkı hesap işletim ücreti gibi mevduat hesabından kaynaklandığı ve sonuç itibariyle yatırıma yönelik kar amacı güdülen bir mevduat işlemi niteliğinde olduğu, bu doğrultuda davalı vekilinin göreve ilişkin yaptığı itirazlarının ve sunmuş olduğu Yargıtay kararlarının dava konusu işleme uygun olduğu, davacı tarafın dava konusu işlemin bir yatırım işlemi olduğunu tüm açıklamalarında dile getirdiği ancak bunun bir tüketici işlemi olarak nitelendirildiği, oysa mevduata yönelik tüm işlemlerin tüketici işlemi olmadığı anlaşıldığından ve davanın niteliğine göre Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11355, K. 2013/16019, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama