KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11495 E., 2013/17391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 gün ve 2011/90-2011/78 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/03/2013 gün ve 2012/5309-2013/4685 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 30.06.2006 tarihli özel güvenlik hizmet sözleşmesi ile davalıya ait işyerine 6 aylık süre ile güvenlik hizmeti verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşmenin bir süre devam ettiğini ancak 09.06.2008 tarihinden itibaren davalı şirketin kıyafetlerinde ... güvenlik yazan şirket elemanlarını müvekkilinin iradesi ve muvvafakati dışında çalıştırmaya başladıklarını, bunun sözleşmenin 6. maddesinin ihlali anlamına geldiğini, davalıya bu durumu düzeltmesinin ihtar edildiğini ancak davalının sözleşmenin bitimine 7 gün kala 15. maddeye aykırı olarak sözleşmeyi fesih ettiğini,
haksız fesih nedeniyle kârdan yoksun kaldıklarını ve zarara uğradıklarını ayrıca davalının faturaya dayalı 8000 TL alacaklarını da ödemediğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1000 TL maddi tazminat ve 8000 TL alacak olmak üzere toplam 9000 TL'nin reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının güvenliğin sağlanması için görevlendirilen şirket elemanlarını kendi özel işlerinde ve güvenlik sahası dışında çalıştırdığını güvenlik çalışanlarının denetim ve disiplinsiz tutum ve davranış içerisinde olduğunu durumun davacıya ihtar olunduğu ancak düzeltilmediğini personelin görev alanı içerisinde sivil kıyafetle dolaştırıldığını bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin davacı firmanın çalıştırdığı güvenlik elemanlarının sivil kıyafetle görev alanında dolaşması, davacı şirketin bu elemanlarını kendi şahsi işinde çalıştırması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği davacı şirketin bu iddialara karşılık dosyaya delil ya da belge sunmadığı bu fesih sebeplerinin daha öncesinde davalı yanca kullanılmamasının bu sebeplerin yeniden ortaya çıkması halinde bu sebeplere dayalı olarak sözleşmeyi fesih hakkından vazgeçtiği anlamına gelmediği,
öte yandan davacı şirketin dava dışı güvenlik şirketinin aynı sahada çalışmaya başlaması üzerine güvenlik elemanlarını sahadan çekmekle davacı yanında sözleşme ilişkisine son verdiği, davacı yanın fesih nedeniyle iddia ettiği zararın varlığını kanıtlamayamadığı, davacının ayrıca faturaya dayalı alacak talebinde bulunduğu,
ancak davacının talep ettiği alacağın bir kısmını fazla mesai çalışma bedeli olarak faturada belirttiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin güvenlik hizmetinin davacı şirket tarafından 7/24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde sağlanacağının ve bunun karşılığında davalının aylık bir ücret ödeyeceğinin kararlaştırılması, sözleşmenin 9. maddesine göre çalışan kişiler açısından davalı şirketin işveren konumunda olmaması,
davacının istihdam ettiği güvenlik elemanlarının fazla mesai ücretini İş Hukuku hükümlerine göre işçiler ile çözmesi gerektiği, davalı şirketin sözleşme ile yükümlendiği aylık ücret dışında başka bir yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11495, K. 2013/17391, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama