KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11601 E., 2013/16824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 gün ve 2010/655-2012/33 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.04.2013 gün ve 2012/8544-2013/8028 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 30.04.2010 ila 30.04.2011 tarihleri arası için davalı nezdinde hayat sigortası poliçesi ile sigortalanan müvekkillerinin murisi Ali Balcı'nın 05.06.2010 tarihinde vefat ettiğini, rizikonun gerçekleşmesine rağmen teminatın ödenmediğini ileri sürerek, 37.500,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi veren Garanti Bankası A.Ş.'nin poliçede dain-mürtehin sıfatı ile hak sahibi olduğunu, murisin vefatına sebebiyet veren hastalığının poliçe tanziminden önce tanısının konulduğunu, buna rağmen muris tarafından düzenlenen "sağlık beyan formu"nda bu hastalıklardan bahsedilmediğini, bu durumda murisin vefatının teminat haricinde kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçede dain-mürtehin sıfatı bulunan rehin hakkı sahibi Garanti Bankası A.Ş'nin davacılara tazminat ödenmesine muvafakat etmediği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 22.04.2013 günlü ilamıyla yatırılan gider avansına ilişkin olarak gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı taraf yararına 4.375,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri'nde takip edilen davalar için 1.200,00 TL vekalet ücretinin alınması gerekirken yazılı şekilde davalı taraf yararına 4.375,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi yerinde değilse de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak kararın onanması doğru olmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile onama kararının kaldırılarak kararın bu yönden davacılar yararına düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11601, K. 2013/16824, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama