KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/11783 E., 2014/2417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2014
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2013 tarih ve 2012/212-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin, davalı bankaya devrinden önce, ... A.Ş.'nin yaptığı yoğun reklam kampanyasının etkisi ile tasarruflarını bu bankanın ...
Şubesi'nde değerlendirmek istediğini ve 15.12.1999 tarihinde 40.000,00 DM ve yine aynı tarihte 25.660 USD'yi 35 gün vadeli ve %19 faiz oranı ile yatırdığını, davalı banka personelinin müvekkiline yönelik yoğun baskısı ve güvence hususundaki yanıltıcı beyanları üzerine kendilerine sunulan bir kısım evrakları imzalamak suretiyle, hesabındaki paranın dava dışı ...
A.Ş'nin bir iştirakı olduğu söylenen "...." hesabına aktarıldığını, daha sonra ...'a ... tarafından el konulduğunu, bankanın ... 'ye devredildiğini, daha sonra ... A.Ş. ile birleştirildiğini, ... A.Ş'nin ise ... A.Ş. ile birleştiğini, bu nedenle hesaba yatan paradan ... A.Ş'nin sorumlu olduğunu, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... A.Ş. yöneticileri hakkında kamu davası açıldığını ve bu davada ... A.Ş. yöneticilerinin Efektif ...
Ltd. adı altında paravan bir banka kurarak, müşterilerini hileli yöntemlerle bu paravan banka hesaplarına paralar yatırılıyormuş gibi işlemler yaptırarak dolandırdıklarını, esasen böyle bir bankaya para gönderilmeyip ...
A.Ş. yönetimi tarafından grup şirketlere aktarıldığı hususlarının sabit olduğunu ileri sürerek 40.000,00 DM karşlığı 20.451,67 EURO'nun ve 25.600,00 USD mevduat alacağının, hesabın ilk açıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten sonrada 3095 Sayılı Yasa uyarınca temerrüt faizi işletilmek suretiyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ve fer'i müdahil vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da içinde bulunduğu mudiler tarafından ... A.Ş'ye yatırlan paraların off-shore hesabına gönderilmeyip, ... A.Ş. nezdindeki hesaplarda tutulduğu ve bu şekilde toplanan yüksek miktardaki mevduatın, ... A.Ş. ile aynı grup firmalara sonradan aktarıldığını
ve banka yöneticilerinin bu suretle bankayı vasıta kılarak mudileri dolandırdıkları, davacıya ait mevduat hesabından bankanın sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.451,00 EURO ve 25.600,00 USD'nin bankaya yatırıldıkları 15.12.1999'dan itibaren işletilecek değişen oranlardaki bu paralara kamu bankalarının uyguladığı en yüksek yıllık mevduat faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen ... A.Ş.'nin işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/11783, K. 2014/2417, 12 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama