KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1191 E., 2013/18793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2006/524-2012/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın...Şubesi ile davalı kredi borçlusu arasında imzalanan 09/09/1993 tarihli, 3 adet kredi sözleşmesine istinaden (95,00 TL+ 796,00 TL + 1.654,00 TL) kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredilere teminat oluşturmak üzere mülkiyeti davalıya ait olan 3 adet gayrimenkulun toplam 4.000.00 TL bedelle, 1. dereceden müvekkili bankaya ipotek edildiğini, kredi borcunun davalı tarafından zamanında ödenmediği için, borçlu aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 199/40744 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılıp, ödeme emri gönderildiğini,
ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlu tarafından yapılan itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın davalıdan 23/07/2002 tarihi itibariyle, 1.210.177.126 TL (eski) anapara, 7.683.954.311 TL (eski)'de faiz olmak üzere toplam 8.894.131.437 TL (eski) alacağının bulunduğunu ileri sürerek, davalı-borçlu'dan 23/07/2002 tarihi itibariyle.
1.210.177.126 TL (eski) anapara olmak üzere toplam 8.894.131.437 TL (eski) alacağın, 23/07/2002 tarihinden itibaren anapara üzerinden işleyecek %140 temerrüt faizi, faizin gider vergisi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı banka tarafından müvekkiline kullandırılan kredilerin KFS-1 olarak tanımlanan Alman Fonundan verildiği ve bu fondan kullanılan kredilere uygulanması gereken faiz oranı %38 olduğu halde, davacı bankanın müvekkilinin kullandığı kredilere %140'a varan oranlarda haksız faiz uyguladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın dava dilekçesinde 23.07.2002 tarihine kadar oluştuğu bildirilen alacak kalemleri arasında sadece toplam 8.894.131.437 TL alacakları olduğunu, bu tutarın ana parası olan 1.210.177.126 TL üzerinden 23.07.2002 tarihinden itibaren faiz ve gider vergisi ile masrafların talep edildiği, 23.07.2002 tarihi öncesine ait faizin gider vergisi talebi bulunmadığının görüldüğü,
bilirkişi kurulunun son ek raporunda, açıklanan 711.895.238 TL (711,90 TL) işlemiş faiz alacağının esas alınması gerektiği, davacı bankanın...Şubesi ile davalı arasında düzenlenen 3 adet kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaktan bakiyesinin talep edildiği, davalı tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1994/554 E. sayılı dosyasında açılan ve karara bağlanarak kesinleşen hükmün, ipotekli takibin, yapılan tahsilatların nazara alınması suretiyle, davacı bankanın dava dilekçesinde belirttiği 23.7.2002 tarihi itibariyle sadece 711.895.238 TL işlemiş faiz, 35.594.162 TL BSMV olmak üzere toplam 747.490.000 TL alacağının kaldığı,
taleple bağlılık ilkesi gereğince 23.7.2002 tarihi itibariyle dile getirilen istemin kalemleri içinde BSMV'nin bulunmadığı, bu nedenle sadece istenebilecek işlemiş faiz tutarının davacı lehine hüküm altına alınabileceği, dava tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 104. maddesi hükmü gereğince faize faiz uygulanamayacağı, dolayısıyla davacı talebinde dile getirilen ve 23.7.2002 tarihinden sonra faiz uygulanamayacak olmakla, faizin gider vergisinin de hüküm altına alınamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
711,90 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1191, K. 2013/18793, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama