KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12132 E., 2013/16877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2013 tarih ve 2012/670-2013/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin babasının 1988 yılında müvekkili adına kumbara hesabı açtırıp (1.000) (eski) TL yatırdığını, müvekkilinin 18 yaşına geldiğinde parayı kullanabilmesi yönünde talimat verdiğini, müvekkilince 18 yaşına girdiğinde başvurduğu zaman hesabın 1993 yılına kadar devrettiğinin, daha sonra da yıllık işlem ücreti olarak kullanıldığının bildirildiğini, bu tür hesaplarda zaman aşımının olmamasının ve yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizin, dönem sonunda anaparaya ilave edilerek nemalandırılmasının gerektiğini, günümüz şartlarında bu paranın (50.000) TL civarında olduğunu ileri sürerek, şimdilik (3.000) TL maddi (7.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kumbara hesabının müvekkilince 2000 yılından itibaren uygulanmaya başlandığını, davacının hesabının cari hesap olduğunu, 2003 yılında gerekli yıllık işletim ücreti tahsil edildiğinde hesapta para kalmadığından hesabın kapatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, kumbara fonu uygulamasının SPK’nın 10.04.2001 tarihli izni ile başlatıldığı ve dava konusu dönemde mevcut olmadığı, 28.01.1988 yılında tarihinde açılan hesaptan 31.12.1993 tarihinde bu tür hesaplardan alınan işletim masrafının tahsil edildiği ve davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankadan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi konusunda uzman değildir. Bankacılık uygulamalarına göre davalı bankaca tahakkuk ettirilen hesap işletim ücretinin davalı banka tarafından istenebilip istenemeyeceği hususunda konusunda uzman bir bankacı bilirkişi görüşüne başvurularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12132, K. 2013/16877, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama