KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12202 E., 2013/16242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2013 tarih ve 2013/58-2013/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, karşı tarafın 30.11.2011 tarihinde düzenlediği, 26/02/2013 vade tarihli 845.000,00 TL bedelli senet nedeniyle alacaklı olduğunu, senedin vadesi geçtiği halde borcun ödemediğini bildirerek borçluların haczi kabil menkul gayrı menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca, ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen, 30/11/2011 keşide tarihli 845.000,00 TL bedelli senet metninde teminat olarak alındığının yazılı olduğu, senedin arkasında bulunan yazıya göre ilgi tutulan 30/11/2011 tarihli hisse devri vaadi anlaşmasının 4.9 maddesinde senedin teminat senedi olduğunun yazılı olduğu, bu nedenle kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen söz konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı ve İİK 257 maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesinde alacağının vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacaklının ihtiyati haciz isteyebileceği hususu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz isteyen 26.02.2013 vadeli bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğundan ve mahkemenin ihtiyati haczin reddine gerekçe yaptığı hususlar bu tür bir taleple değil ancak bir menfi tespit davasıyla incelenebilecek hususlar olduğundan mahkemece talebin kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12202, K. 2013/16242, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama