KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12209 E., 2013/15991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı ...(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 gün ve 2010/145-2012/74 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, eşi Mehmet Ece'nin vefatından sonra tarafına dul ve yetim aylığı bağlandığını, davalı Ziraat Bankası ...Şubesinden zirai kredi kullandığını, bu krediye karşılık teminat olarak arazi ve zeytinlik vasıflı gayrimenkullerini de gösterdiğini, borcunu ödeyememesi nedeni ile davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığını, ayrıca 2008 yılının Eylül ayından itibaren de maaşına bloke konulduğunu, ancak bloke edilen tutarın borcuna mahsup edilmediğini ileri sürerek, haczi kabil bulunmayan maaşı üzerine usulsüz olarak konulmuş olan blokenin kaldırılmasını, hesapta biriken miktarın tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesine aykırı olarak borcunu ödemediğini, aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün 2005/55 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 20. maddesine göre bankanın rehin hapis ve takas hakkı bulunduğunu, borçlu davacının maaşından yapılan tahsilatların alacağa mahsup edilmesinin kredi sözleşmesine ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu kredi borcunun ödenmemesi halinde emekli maaşının kesilmesine dair sözleşme hükümlerinin baştan itibaren batıl olduğu, buna dayanarak yapılan bloke ve virman işlemlerinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının Ziraat Bankası ...Şubesi'ndeki hesabı üzerindeki blokenin kaldırılmasına, dava tarihine kadar belirtilen hesaptan kredi hesabına virman edilen 4.182,69 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar mahkemece 5510 Sayılı Kanunun 5754 Sayılı Kanunun 56. maddesiyle değişik 93/1. maddesi hükmünün, aynı yasanın yürürlüğe ilişkin 108/d maddesi hilafına önceki tarihli talimatın geçersiz olduğunun kabul edilmesi doğru değilse de esasen yasa maddesinin önceki değiştirilen metninde de devir ve temlik yasağının bulunması ve bu davacının bankaya devir temlik taahhüdünün söz konusu yasa hükmünün yürürlükte kaldığı döneme tesadüf etmesi,
keza 5510 Sayılı Kanunun yürürlüğünden önce mülga 1479 Sayılı Kanununun 67. maddesinde aynı yönde hüküm bulunması nedeniyle, davacı tarafından davalı bankaya vaki devir/temlik beyanı yasanın açık hükmü gereği geçersiz olduğundan mahkeme kararında yer verilen diğer gerekçeler yerinde görülmese de mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan 6100 Sayılı HMK.nın geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 Sayılı HUMK'un 438. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12209, K. 2013/15991, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama