KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12403 E., 2013/16588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/222-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından açılan, İsviçre/Embrach İcra Dairesi'nin 10.11.2008 tarihli ziya kararının tenfızi davasında, davalı-borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tensip tutanağı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfızi istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, davacı tarafça, davalı adına tescilli taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasının istenildiği, mahkemece, 08/11/2012 tarihinde tensiple birlikte istemin reddine karar verildiği, ancak bu karara ilişkin olarak ayrı bir gerekçeli kararın yazılmadığı anlaşılmaktadır.
HMK’nın 391/3. maddesi hükmü uyarınca, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak, temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için, öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.
Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nın 391/2. maddesi hükmüne göre, gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılmasının mümkün olduğu açıktır. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen ara karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, 08/11/2012 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararın, HMK'nın 391/2. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar şeklinde yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12403, K. 2013/16588, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama