KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12620 E., 2013/17083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kınık Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2011 tarih ve 2009/114-2011/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı üçüncü kişinin davalı Banka ile imzaladağı kredi kartı üyelik sözleşmesine müvekkilinin verdiği garantörlük sonucu müvekkilinin hesabından 3.918,00 TL'nin haczedildiğini, ancak o dönemdeki kredi limitinin 500,00 TL olup garantörlüğün de bununla sınırlı olduğunu, müvekkilinin ancak bu miktarla ve bu miktarın temerrüt faizi ile sorumlu tutulabileceğini ileri sürerek fazla kesilen 3.500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin üyenin fiilini taahhütü içerdiğini, davacının limit belli olmasa da tüm borçlardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar sözleşmede kefalet akdi olmadığı, garanti mukavelesinin hüküm ve sonuçlarını taşıdığı şeklinde ibareye yer verilmiş olsa da, sözleşme içeriğinden davacının asıl amacın dava dışı kredi borçlusu Meral Öztürk’ün borçlarını karşılamaya yönelik teminat mahiyetinde olduğu, davacının iradesinin kefalet amacına yöneldiği, kefil olarak sorumlu olunan miktar belirtilmemiş olsa bile davacı vekilinin “500,00 TL kefalet limiti ile sorumluyuz” şeklindeki beyanının ikrar niteliğinde bulunduğu,
yapılan bilirkişi incelemesi ile 500,00 TL limitle sorumlu olunan miktara göre istirdadı kabil rakamın 3297,85 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.297,85 TL'nin istirdadı ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12620, K. 2013/17083, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama