KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12798 E., 2013/18825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2010/684 ESAS
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 gün ve 2009/215-2012/201 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.02.2013 gün ve 2012/14321-2013/2333 sayılı kararı aleyhinde davalı birleşen davanın davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 14.04.2005 tarihli ve 5 yıl süreli aracılık sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalının ürettiği malzemelerin Afganistan’da pazarlanması işini üstlendiğini, karşılığında satımını yaptığı her malzeme bedelinin %20’si oranında davalının ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, komisyon ödemeden doğrudan satış yapılamayacağı, aksi durumun akdin feshi nedeni olacağı ve cezai şart ödeneceği yönünde sözleşmede hüküm bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı şekilde Afganistan’daki dava dışı firmaya 918.787.77 USD tutarlı satış yaptığını, bu satışın gizlendiğini, çekilen ihtara rağmen komisyon ile cezai şart tutarının ödenmediğini ileri sürerek talep 100.000 USD’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında aracılık sözleşmesi imzalandığını, davalının hizmet vermediğini, dayanaksız şekilde cezai şart ve komisyon talep ettiğini, bu yönüyle dava açtığını, borçlarının bulunmadığını, sözleşmenin 4 ncü maddesinin 2 nci paragrafında yer alan ‘Bu oranla ilgili olarak aracı herhangi bir fatura ve vergiye tabi işlem yapmayacağı, tüm işlemlerin satıcı üzerinden gerçekleştirileceği şeklindeki düzenlemenin yok sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı-birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/14321 E, 2012/2333 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı birleşen davanın davacısı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12798, K. 2013/18825, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama