İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/1291 K.2014/7670

Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2007 tarih ve 2005/357-2007/336 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/04/2014 günü tebligata…

Esas2013/1291Karar2014/7670Tarih18 Nisan 2014Okuma4 dk · 832 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/1291 E., 2014/7670 K.·Mahkemesi : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2014
Tarihi
27/11/2007
Numarası
2005/357-2007/336
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

832 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2007 tarih ve 2005/357-2007/336 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/04/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 07.10.2003 tarihli taşıma sözleşmesinin V/O. bendinde ve 10.03.2005 tarihli sözleşmenin V/N bendinde “taşıyıcı sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B.. A.. ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağını veya yönetimde görev almayacağını kabul eder. Aracını yine bu tür firmaya kiralayamaz veya satamaz.

Bu işleri birinci derecede kan ve sıhri hısımları adına da yapamaz. Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcı son bir yıllık hakkedişi kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmüne yer verildiğini, davalının en son 15.05.2006 tarihinde müvekkiline fatura keşide edip tek taraflı olarak sözleşmeye son verdiğini, 18.05.2005 tarihinde son ödemesi yapıldıktan sonra müvekkili ile aynı işi yapan rakip firma B.-g.Gıda Tar.Ür. Paz.

Ltd.Şti.ile çalışmaya başlayıp daha önce çalıştığı bölgede dağıtım işi yaparak sözleşme hükmünü ihlal ettiğini, bu durumun ibraz edilen irsaliyeli faturalar ile sabit olduğunu ileri sürerek, cezai şart olarak 27.528,92 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu cezai şart hükmünün hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, tek taraflı olarak düzenlenen, sorumluluğun yalnızca taşıyıcıya yüklenerek, davacı firmanın her türlü sorumluluktan ayrık tutulmasının kabul edilemeyeceğini, cezai şartın müvekkilinin çalışma hürriyetini ve ekonomik varlığını tehlikeye sokacak nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkette çalışan bir grup arkadaşıyla birlikte davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren B.-g. Gıda Ltd.

Şti. için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen cezai şartın koşullarının gerçekleştiği, davacı şirketin sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, konulan hükümle aracı- pazarlamacıların rakip firmalarla anlaşarak daha fazla kâr payı yahut benzer menfaatler karşılığında onların ürünlerini perakendeciye satıp tavsiye etmelerinin önüne geçilmek istendiği,

yaptığı iş ve sözleşmenin niteliği gereği tüccar sayılabilecek davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün kısıtlandığından bahsedemeyeceği, bir tüccar olarak basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, söz konusu hükmün tazminata ilişkin bir hüküm olmayıp sözleşmeye aykırı işlemden dolayı davacının zarar görmesi gerekmediği, anılan hükmün cezai şart niteliğinde olduğu ve şartın gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 07.10.2003 tarihli taşıma sözleşmesinin V/O. bendinde ve 10.03.2005 tarihli sözleşmenin V/N bendinde “taşıyıcı sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B.. A.. ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağını veya yönetimde görev almayacağını kabul eder.

Aracını yine bu tür firmaya kiralayamaz veya satamaz. Bu işleri birinci derecede kan ve sıhri hısımları adına da yapamaz. Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcı son bir yıllık hakkedişi kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki cezai şart hükmünün geçerli olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddede de bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayri mukik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir.

Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. BK'nın 19, 20, 161 maddeleri bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. Cezai şart borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede “yer ile ilgili bir sınırlama bulunmayıp” sadece “1 yıl boyunca aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağı” ifade edilerek 1yıl ve sektör olarak sınırlama getirilip yer olarak bir belirleme yapılmadığından anılan sözleşme hükmü Türkiye’nin her yeri için sınırlama getirilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğundan ve bu hüküm uyarınca davalının 1 yıl süreyle Türkiye’nin hiçbir yerinde B..

A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen cezai şart hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup geçersiz olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1291, K. 2014/7670, 18 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1291
Karar No
2014/7670
Tarih
18 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/1294 K.2014/11762
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/1295 K.2014/7750
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/1296 K.2014/10993
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/1297 K.2014/11760
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/1299 K.2014/10986
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1299 K.2014/438

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.