KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13002 E., 2013/22857 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.04.2011 tarih ve 2010/81-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin kullandığı 6 adet kredi için diğer davalıların kefil olduğunu, davalıların genel kredi borcu, akreditif kredisi borcu ve teminat mektubu komisyon ücretinden oluşan asıl borç, temerrüt faizi ile BSMV tutarını ihtara rağmen ödemediklerini ileri sürerek, 8.017,00 TL kredi alacağı, 210.446,00 DM akreditif kredisi borcu ve 406,94 TL teminat mektubundan kaynaklanan alacağın temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sürecinde 25.04.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 108.255,30 DM akreditif tutarının depo edilmesi olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, akreditif ilişkisinden kaynaklanan borç bulunmadığını, muhabir bankaya davacının ödeme yapmadığını, mal bedelinin akreditif ilişkisi dışında lehtara haricen ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin 34.10 maddesinde, bankanın gerek duyduğu durumlarda teminat veya kefalet mektubu muhteviyatının, ödemeye davet edilmemiş olsa dahi o tarihteki faiz, komisyon, gider vergisi ve masrafları ile birlikte depo edilmesini istemeye yetkili olduğunun düzenlendiği,
bu hüküm ve uyulan bozma ilamı karşısında davacının başka hiçbir şeyi kanıtlamaya gerek olmaksızın akreditif bedelinin depo edilmesini isteyebileceği gerekçesiyle kredi ve komisyon alacağına ilişkin önceki hüküm kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 108.255,30 DM karşılığı 55.350,05 EURO'nun davalılardan tahsili ile bir kamu bankasının faiz getirmeyen hesabında depo ettirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13002, K. 2013/22857, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama