KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13015 E., 2013/20310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/05/2013 gün ve 2012/647-2013/277 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın... şubesine hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının "Off Shore bankasının kendi bankaları olduğu, paranın tamamıyla banka güvencesi altında olduğu ve daha yüksek gelir sağladığı" yönündeki tavsiye ve yönlendirmeleriyle 06.12.1999 tarihinde 5.702,00 TL’lik “Off Shore” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, yaptığı işlemlerden dolayı 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen, müvekkilinin parasının ödenmediğini,
davalı bankanın yöneticilerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/102 ve 2005/100 Esas sayılı davalarında mudileri dolandırmaktan dolayı yargılanıp ceza aldıklarını, Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin aleyhine...
3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/12393 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek hakkında aciz vesikası verildiğini, bu suretle açılan davada Off Shore Bankaya müracaat ve hukuki süreci tüketme şartının gerçekleştiğini, davalının, müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu'nun 5 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 5.702.00 TL alacağının ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 06.12.1999 tarihinden itibaren alacağa reeskont ve manevi tazminata yasal faiz yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 02.03.2012 gün ve 2010/11250-3059 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, zararını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren zamanaşımı süresi
başlayacağından davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı. Off Shore Bankası'nın kurucularının, davalı şirketin yöneticileri olan kişiler olması, BDDK'nın soruşturma raporunda da bu hususun belirlenmiş bulunması, yöneticiler hakkında açılan ceza davasında "banka şubeleri kullanılmak suretiyle mudilerin dolandırıldıkları" yönündeki tespite yer verilmesi nedenleriyle, aradaki organik bağ da gözetilerek davalı vekilinin husumet itirazının haklı bulunmadığı.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102-100 Esas ve Karar sayılı kararı ile Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarı ve yöneticilerinin "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçu nedeniyle cezalandırılmalarına dair verilen kararın, Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin ilamı ile onanarak kesinleştiği.
BK’nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olduğu; havale görünümlü mevduat toplamak olan uyuşmazlık konusu olan olay ile davacının zararına sebebiyet verildiği, paraların KKTC'de kurulu bankaya gönderildiğine ilişkin dekont ya da mahsup belgesinin sunulmadığı, davacının 06.12.1999 tarihi itibari ile davalı bankadan 5.702,00 TL alacaklı olduğu;
davacının daha yüksek faiz için Devlet güvencesini gözardı etmesi nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulü ile 5.702,00 TL'nin davalıdan tahsiline, bu miktara 06.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi, 29.01.2013 ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir. Feri müdahil iltihak ettiği tarafla birlikte hareket eder ve ancak yanında davaya müdahil olduğu tarafla birlikte ve o tarafın temyiz etmesi halinde mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurması mümkündür. Somut olayda, müdahil TMSF vekilinin dilekçesi feri müdahale niteliğinde olup, davalı şirket kararı temyiz etmediğine ve TMSF aleyhine bir tahsil hükmü de kurulmadığına göre, hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13015, K. 2013/20310, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama