KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13335 E., 2013/19072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2011 gün ve 2009/432-2011/170 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.02.2013 gün ve 2012/19066-2013/2534 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı şirket arasında 2000-2001 yılı okul dönemine ilişkin olarak yapılan anlaşma uyarınca müvekkilinin kendisine ait araç ile davalı şirketin öğrenci taşıma işini üstlendiği okullarda öğrencileri taşıma ve bunun karşılığında belli bir komisyonu davalı şirkete vermeyi taahhüt ettiğini, anlaşma sırasında tanzim tarihi, başlangıç ve bitiş tarihleri yazılı olmayan bir sözleşme ve boş teminat senedi imzalatılarak müvekkilinden alındığını, tarafların yaklaşık 8 yıl bu şekilde çalıştıklarını,
müvekkilinin edimlerini tam olarak yerine getirdiği halde yaşanılan problemler üzerine boş olarak karşı tarafa verilen bononun doldurularak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, takip konusu 30.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına oyçokluğu ile bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına oyçokluğu ile bozulmuştur.
Oysa, davacının, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 4. maddesini açıkça ihlal ettiği sabit olup, sözleşme maddesinde belirlenen cezai şartın niteliği, kapsamı, sınırlı ve süreli oluşu da gözetildiğinde mülga BK'nın 19/1. maddesinde ifadesini bulan sözleşme özgürlüğü kapsamı dışında bulunduğu iddia edilemez. Bu bağlamda söz konusu cezai şartın davacının, davalı ile olan sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra davalının akidi olan iş sahipleri ile sözleşme yapmasını engellemeye yönelik olması karşısında esasen davacının çalışma hürriyetini sınırlandırdığından da bahsedilemez.
-/-
-2-
Bu itibarla, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarına dayanarak yerel mahkeme kararının bozulması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.02.2013 gün ve 2012/19066 Esas, 2013/2534 Karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına ve taraf vekillerinin incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2- Taraf vekillerinin incelenmeyen temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13335, K. 2013/19072, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama