KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/13337 E., 2013/19101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/02/2012 gün ve 2011/143-2012/61 sayılı kararı onayan Daire’nin 29/04/2013 gün ve 2012/9206-2013/8509 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkiline göndermiş olduğu 8 adet ceza faturasının ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, cezalara konu ihlallerin 2004 ve 2005 yıllarında meydana geldiğini, cezaların 04.03.2011 tarihli yazı ile istendiğini, davalının her ne kadar ceza faturalarının amme alacağını olmadığını ileri sürmüşse de gecikme zamlarının 6183 sayılı Kanuna göre hesaplamasından anlaşılacağı üzere anılan cezaların amme alacağı niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığını, ayrıca ödenen 8 adet faturanın vadesinden sonra ödendiği gerekçesiyle müvekkilinden 4.748,00 TL gecikme zammı istendiğini,
oysa cezai mahiyetteki amme alacaklarına gecikme zammı tahakkuk ettirilemeyeceğini, bunların da ihtirazi kayıtla ödendiğini ileri sürerek zamanaşımı süreleri dolan 156.207,36 TL ceza faturası bedelinin ve 4.748,00 TL gecikme zammı ödemesinin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kantılara göre, davalının 233 sayılı KHK'nın 4. maddesine göre özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu, sistem kullanım anlaşmasının 3/A-1 maddesinde öngörülen gecikme zammının sadece gecikme faizi oranının tespitine yönelik düzenlendiği, dolayısıyla istirdadı talep edilen anlaşmanın 10. maddesinden doğan cezaî şart alacaklarının 6183 sayılı Kanun'a göre değil özel hukuk hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, bu çerçevede dava konusu olayda, elektrik iletim sisteminin kullanılmasını konu alan sözleşmeden doğan cezaî şart alacağının BK''nın 125. madde hükmünde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu,
böylece cezaî şart alacağının istirdadı talebinin yerinde bulunmadığı, davaya konu cezaî şart alacağının zamanında ödenmemesi halinde sözleşmeyle 6183 sayılı Kanun'da öngörülen faiz oranları uygulanacağının taraflar arasında aktedilen sözleşme ile kabul edildiği, dolayısıyla tahakkuk ettirilen gecikme zammının sözleşme ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/13337, K. 2013/19101, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama