KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14057 E., 2013/19021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 tarih ve 2011/386-2013/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı firmalarla müvekkili arasında, 06/04/2009 tarihinde işletme lisansı sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin lisans alan sıfatı ile davalılardan tüm ekipman ve cihazları satın alacağını, tüm ekipman ve fındık işleme fabrikasının davalılar tarafından kurulacağını, fındıkların da davalılar tarafından temin edileceğini, müvekkili tarafından işleneceğini, müvekkili şirketin tüm gerekli lisans bedeli, işyeri temini, işçi alım işlemlerini yapmasına rağmen, davalı şirketlerin sözlerini tutmadığını, müvekkilini mağdur ettiklerini,
yine müvekkilinin teminat olarak ailesi ile ikamet ettiği evini de teminat olarak davalılar adına tescil ettirmesi sebebiyle de mağdur olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin teminat olarak gösterdiği gayrimenkulün hür türlü tasarrufunun önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına,
yapılan satışın iptalini, tapunun müvekkilleri adına yeniden tescilini, tüm makine ekipmanların davalı şirkete iadesini, ticari lisans bedeli alacağından 10.000,00-TL alacağın, yoksun kalınan kardan 10.000,00-TL'nin, gerçekleşmiş zarardan 10.000,00-TL'nin davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki tescilli markanın ve buna bağlı hakların kullanılması ile ilgili ödenen ve sözleşmede isim hakkı olarak kararlaştırıldığı açıklanan 100.000USD'nin, sözleşmenin lisans veren tarafından feshedilmesi nedeniyle lisans alan tarafından talep edilip edilemeyeceği, bu noktada feshin haklı olup olmadığı, sözleşme çerçevesinde marka hakkının kullanılması ile ilgili hakları da içerecek şekilde lisans suretinin verilip verilmediği,
fesih haklı ise davacının alacak kalemlerinden olan 100.000 USD olarak lisans veren tarafından tahsil olunan ve tescilli marka için ödenen isim hakkı bedelinin ve diğer taleplerinin kabulünün gerekip gerekmeyeceği, bu şekilde işletme lisans sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan bu davaya bağlı olan diğer tüm taleplerin de yerleşik Yargıtay uygulaması gereği, daha özel görevli durumundaki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın usulden reddiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14057, K. 2013/19021, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama