KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14073 E., 2013/20405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- BAKIRKÖY FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2010/369 ESAS
- Birleşen dava
- BAKIRKÖY FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2010/8 ESAS
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2011 gün ve 2010/26-2011/106 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.05.2013 gün ve 2011/11309-2013/11167 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin TRUVA ibareli tanımış markaları olduğunu, davalının ise DOĞRULUK EZİNE TRUVA KLASİK PEYNİR, DOĞRULUK EZİNE TRUVA KOYUN PEYNİRİ, DOĞRULUK TRUVA EZİNE KEÇİ PEYNİRİ, DOĞRULUK TRUVA EZİNE KLASİK, DOĞRULUK TRUVA EZİNE KOYUN ALAKAŞLAR DOĞRULUK TRUVA KEÇİ vs. ibareli markaları tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, haksız yarar sağlanmak istenildiğini ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, TRUVA ibaresinin markalarında asli unsur olarak kullanmadıklarını, coğrafi ismin tek kişinin kullanımına bırakılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TRUVA ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, davalının TRUVA ibaresini süt ve süt ürünlerinin hangi bölgeye has olduğunu açıklamak için tamamlayıcı unsur olarak kullandığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14073, K. 2013/20405, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama