KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14108 E., 2013/21004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 gün ve 2009/188-2011/519 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.05.2013 gün ve 2012/5058-2013/10039 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 1974 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren davacının “ERİŞ” esas unsurlu marka tescillerinin bulunduğunu, “ERİŞ” ibaresinin aynı zamanda davacı tarafından ticaret unvanı olarak 05.03.1976 tarihinde Bafra Ticaret ve Sanayi Odası'na kaydedildiğini, bu kaydın 20.01.2000 tarihinde İstanbul Ticaret Odası'na nakledildiğini, davalının müvekkilinin kullanımından sonraki tarihlerde “ERİŞ” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini ileri sürerek;
davalının 122334 sayılı “ERİŞ”, 194191 sayılı “ERİŞ”, 159070 sayılı “ERİŞLER”, 200402115 sayılı “Eriş Helkrem+Şekil” markalarının davacının markaları ile benzerlik, iltibas, kötü niyet, tanınmışlık, kullanmama sebeplerinden dolayı hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve davacı şirketin ticaret unvanı ile benzerlik taşıması sebebiyle davalıya ait ticaret unvanından “Eriş” ibaresinin terkini ile ticaret siciline işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1963 yılından bu yana tahin helvası üretiminde kullandığı “ERİŞ” ibaresine ayırt edici nitelik kazandırdığını, “ERİŞ” ibaresini davacıdan daha önce kullanmaya başladığını, davacı tarafın markasının tanınmışlığı hususunu ispat edemediğini, taraf markalarının kapsamlarındaki ürün ve hizmetlerin farklılığı nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 22334, 159070, 194191 sayılı markaların 556 sayılı KHK'nın 8/b, 8/4 ve 8/5 maddeleri gereğince hükümsüzlüğü talebinin markaların tescilleri üzerinden 5 yıl geçtikten sonra davanın açılması sebebiyle reddine, 2004/02115 sayılı marka ile ilgili hükümsüzlük talebinin KHK'nın 8/b, 8/4 ve 8/5 maddelerine göre aranan hükümsüzlük şartları oluşmadığından reddine, 122334, 2004/02115 sayılı markaların 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin reddine,
davalı adına kayıtlı 194191 sayılı marka kapsamı içinde yer alan pekmez ürünü yönünden 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddeleri gereğince hükümsüzlük şartları oluştuğundan bu ürün yönünden talebin kabulü ile markanın hükümsüzlüğüne, diğer ürünler yönünden ise talebin reddine, davalıya ait 159070 sayılı Erişler markasının kapsamında yer alan tüm ürünler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, markanın hükümsüzlüğüne,
davalının ticaret unvanından Eriş ibaresinin çıkarılmasına yönelik talebin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14108, K. 2013/21004, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama