KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14155 E., 2013/21411 K.·(Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 17/01/2012 gün ve 2010/574-2012/44 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/03/2013 gün ve 2012/4946-2013/5174 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'nün sigorta ettiren sıfatıyla davalı şirket ile sağlık sigortası sözleşmesi kurduğunu, eşi ...'ın da sağlık sigortası güvencesi altına alındığını, her iki davacının sigortalı olduklarını, sigorta sözleşmesi kapsamında bütün primlerin ödendiğini ve poliçenin limitsiz sağlık sigortası poliçesi niteliğinde olduğunu, yatarak tedavilerin de sigorta poliçesi kapsamında yer aldığını, müvekkillerinden ...'nün 13.01.2010 tarihinde Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde dizlerinden ameliyat olduğunu ancak davalının tedavi masrafını ödemediğini, başlatılan takibin de itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek,
itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve sigorta sözleşmesinin hiç bir sınırlamaya tabi olmaksızın ve bütün kazanılmış haklarla devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ...'ın davada taraf ehliyeti bulunmadığını, ömür boyu yenileme güvencesinin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın yeniden verilmesinin olanaklı olmadığını, itirazın iptali davasında bu türden taleplerin dinlenemeyeceğini, davacılardan ...'ye poliçe tanziminden sonra ve fakat ömür boyu yenileme güvencesi verilmezden önce gonartz teşhisinin konulduğunu, dolayısıyla davacının Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 7. maddesindeki beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, sigorta ettirenin davacı ... olduğu, davacılardan ...'nün de sigorta kapsamına alındığı, davalı vekilinin ilk itirazlarını süresinde ileri sürmediği, davacılardan ...'ın davada sıfat ehliyetinin bulunduğu, 27.08.2001 başlangıç tarihi itibariyle ve 27.08.2010 tarihine kadar taraflar arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacı ...'nün 13.10.2010 tarihinde geçirdiği ameliyatın sigorta sözleşmesi kapsamında kaldığı,
21.12.2004 tarihinde konulan teşhisin niteliği itibariyle sağlık sigortası kapsamında kaldığı ve davalı ... şirketinin ömür boyu yenileme güvencesi verildiği sırada yasal haklarını kullanarak davacının tetkiklerinin yaptırılması gibi önlemlere başvurmadığı ve beyan dahi almadığı, bu yönde ihbar dahi göndermediği, davacının davalıdan alacağının bilirkişi raporuyla saptandığı ve kadri maruf olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına ve sair taleplerin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14155, K. 2013/21411, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama