İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/14447 K.2014/3779

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2013 tarih ve 2012/16-2013/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2013/14447Karar2014/3779Tarih28 Şubat 2014Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/14447 E., 2014/3779 K.·Mahkemesi : İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2014
Tarihi
04/06/2013
Numarası
2012/16-2013/136
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2013 tarih ve 2012/16-2013/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirket yönetiminden 09/03/2007 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, şirkete de ihtaren bildirdiğini, şirketteki payını da 08/12/2010 tarihinde noter senedi ile R. K.'ya devrettiğini, 08.10.2010 tarihli ihtarname ile devrin davalı şirkete bildirildiğini, fakat ticaret sicilinde halen yönetim kurulu üyesi ve ortak olarak görüldüğünü, davalı şirketin istifasını ve pay devir işlemini onaylayarak pay defterlerine işlememesi ve ticaret siciline bildirmemesi nedeniyle 3. kişilere karşı yönetim kurulu üyesi ve hissedar olarak göründüğünü ileri sürerek, davalı şirket paydaşlığının sona erdiğinin ve şirket yönetimi ile ilişkisinin kalmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirket müdürü E. Y.'in müdürlük süresi bittiğinden ve şirketin ekonomik sıkıntılar nedeniyle iflası istendiğinden yönetim kurulunun toplanamadığını ve karar alamadığını, davacının şirketin hem hissedarı hem çalışanı iken şirketi terk ettiğini, tüm çağrılara rağmen devir işlemlerini yapmadığını, şirketin ekonomik sıkıntıya düştüğünü öğrendiğinde ihtar çektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, şirket hissedarlarına bilgi vermeden hissesini devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava davacının paydaşlığının sona erdiğinin ve şirket yönetimi ile ilişkisinin kalmadığının tespiti istemine ilişkin olup eda davası niteliğinde olmadığı, davacının devrin pay defterine işlenmesine ilişkin talepte bulunmadığı, davalı şirket anasözleşmesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrini engelleyen bir hüküm bulunmadığından hisse devrinin mümkün olduğu,

devir ciro ve teslimle mümkün olup TTK’nın 416/2. maddesi uyarınca şirkete karşı ancak pay defterine kayıt ile hüküm ifade edeceği, davalı şirketin davacı tarafından gönderilen 2 ayrı ihtara rağmen devri pay defterine kaydetmediği, pay devri pay defterine kaydedilmezse sadece mülkiyeti devredeceği ve şirkete karşı ileri sürülemeyeceği, davacının talebinin devrin pay defterine kayıt edilmesine ilişkin olmadığı,

devir pay defterine kayıt edilmediğinden paydaşlığın sona erdiğinin tespitine karar verilemeyeceği, yönetim kurulu üyeliği istifa ile kendiliğinden sona ereceğinden bu hususta tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, açılan davanın eda davası niteliğinde olmayıp davacının pay devrinin pay defterine işlenmesi yönünde talebi bulunmadığı, paydaşlığın sona ermesi için pay defterine kayıt gerektiği, pay defterine kayıt edilmezse şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği, talep de devrin pay defterine kayıt edilmesine ilişkin olmadığından paydaşlığın sona erdiğinin tespitine karar verilemeyeceği, yönetim kurulu üyeliği ise sürenin dolması ile ya da istifa ile kendiliğinden sona ereceğinden davacının bu hususta tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak somut olayda davacı, yönetim kurulu üyeliğinden istifasını 02.01.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile davalı şirkete bildirmesine rağmen ticaret siciline kayıt ve tescil sağlanmamıştır. İlke olarak istifa tek taraflı yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıdır ve hukuki sonuç doğurması yönetim kurulunun kabulüne bağlı değildir. İstifa iç ilişkide sonuçlarını şirkete ulaşmakla doğurur.

Dış ilişki de ise TTK’nın 39. maddesi uyarınca iyiniyetli üçüncü kişiler açısından istifanın etkisi tescil ve ilan olunmasına bağlıdır. Bu nedenle istifa eden yönetim kurulu üyesinin bu işlemin tescil ve ilanında hukuki yararı vardır (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 11. Baskı syf.326).

Yine davalı şirketin anasözleşmesinin 6. maddesinde “hisse senetleri nama yazılıdır” hükmü yer almasına rağmen şirketin nama yazılı hisse senedi çıkardığına dair bir savunma bulunmadığı gibi dosya kapsamında buna dair delile de rastlanmamıştır. Davalı şirketin anasözleşmesinde nama yazılı payların devri için bir bağlam kuralı da getirilmemiştir.

Davacı, hissesini noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile dava dışı Ramazan Kavgacı’ya devrettikten sonra aynı gün noter kanalıyla pay devrini davalı şirkete bildirerek pay defterine işlenmesini ve ticaret siciline kayıt ve tescilini talep etmiştir. Dosya kapsamından davalı şirket yönetim kurulunun mezkur pay devrine ilişkin red sebebi ileri sürdüğü de anlaşılamamaktadır.

Dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtlarında davacının ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak göründüğü sabit olduğuna göre, dava dilekçesi içeriğinde davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin ve pay sahipliğinin sona erdiğinin tespiti ile üçüncü kişileri bağlayacak şekilde ticaret sicil kayıtlarına işlenmesini sağlamak amacıyla işbu davanın açıldığı belirtildiğinden mahkemece,

davacının eda hükmünü içerir şekilde talepte bulunduğu nazara alınarak davalı şirketteki ortaklığının sona erdiğinin ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/20104 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14447, K. 2014/3779, 28 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14447
Karar No
2014/3779
Tarih
28 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/14447 K.2014/3787
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/14447 K.2014/2236
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/14448 K.2014/556
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/14448 K.2014/3528
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/14449 K.2014/1742
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/14449 K.2014/3290

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.