KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/14676 E., 2013/18330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2013 tarih ve 2013/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yasal yetkisi olmadığı halde altın alım satımı ile uğraştığını zira davalının bir kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde olduğunu,satışa sunduğu altınların muhafazası olan plastik kartlara kendi logosunu bastırdığını, davalının kendi sattığı altınların daha güvenilir olduğu izlenimini yaratarak müvekkil üyesi olan kuyumcuları kötülediğini, altınların devlet güvencesiyle satışa sunulduğunun belirtildiğini ancak bu güvencenin nasıl sağlandığının belirtilmediğini,
davalının yanıltıcı ve müvekkili kuyumcuları kötüleyici nitelikteki eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının altın satma faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, cevaba cevap dilekçesiyle de ihtiyati tedbir kararı ile davalının gram altın satışının fiilen durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili kuruluşun BDDK’dan alınan izinle PTT Bank tanıtıcı işaretiyle de hizmet verdiğini, gram altın satışı konusunda müvekkili ila İstanbul Altın Rafinerisi arasında komisyon karşılığı müşterilere satışı konusunda protokol yapıldığını, müvekkilinin müşterilere hiçbir garanti vermediğini tüm sorumluluğun İstanbul Altın Rafinerisi’nde olduğunu, ürünlerde bu kuruluşunda logosunun bulunduğunu müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunarak istemin reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, davalı tarafın Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğundan ileride davacı tarafın haklı çıktığı takdirde bile alacağını alamama ihtimali bulunmadığı ayrıca dava dosyasının ön inceleme aşamasında olduğu gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/14676, K. 2013/18330, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama