KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/15380 E., 2013/22155 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 gün ve 2011/102-2012/474 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.07.2013 gün ve 2012/15761-2013/14688 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunması sebebiyle iki makbuz karşılığında 40.000 DM yatırdığını, davalıların yasal mevzuata aykırı olarak para tahsil ettiklerini ve faaliyetlerini de geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, yurtdışındaki şirketlerinin para toplamak için kurulduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin unsurları itibariyle ortaklık değil bir borç ya da kredi anlaşması niteliğinde olduğunu,
sözleşmenin esaslı unsuru olan paraların istendiğinde iadesi şartının olmadığının müvekkili tarafından bilinseydi imzalanmayacak olması sebebiyle sözleşmenin geçerli olmadığını, her ne kadar müvekkilinden paraların Jetpa AG adına alınmış olsa da şirketin müvekkiline gönderdiği yazıların içeriği, şirketlerin ortakları ve yönetim kurulunun aynı olması, toplanan paraların Türkiye'ye aktarılmış olması ve Jetpa Holding yararına kullanılmış olması dolayısıyla .... ve diğer davalı ...'ün müvekkiline karşı birlikte sorumlu olduklarını, öte yandan ...'ün TTK 336 maddesi gereğince de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek,
davalılara verilen 40.000 DM karşılığı 44.210,00 TL'nin şimdilik 8.000,00 TL'lik kısmının ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini, TTK, SPK, Bankalar Kanunu ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/15380, K. 2013/22155, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama