KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/15760 E., 2014/5026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2014
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada25/06/2013 tarih ve 2012/157-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer'i müdahilvekilinin tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde parasını vadeli olarak yatırdığını, bu paranın müvekkilinin bilgisi dışında off shore hesaplarına aktarıldığını, ancak esasen mevduat hesabına aktarılan paraların Balkaner Grubu şirketlere kredi olarak kullandırıldığını ileri sürerek, 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek %84 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait paranıne hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1 - Davanın ihbarı ve davaya müdahale HMK’nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa'nın 68. maddesine göre, feri müdahil lehine müdahale ettiği taraf ile birlikte hareket edebilir. Dava, ihbar olunan arafından ihbar edilmiş veekilinin davalının yanında fer'i müdahile talebi olmamıştır. İhbar olunanın aleyhine hüküm kurulmadığı gibi, tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
2 – Davalı ile fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı,
davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/15760, K. 2014/5026, 14 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama