İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/15843 K.2014/7474

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2011/458-2013/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2013/15843Karar2014/7474Tarih16 Nisan 2014Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/15843 E., 2014/7474 K.·Mahkemesi : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2014
Tarihi
25/06/2013
Numarası
2011/458-2013/316
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2011/458-2013/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra,

dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkili şirketin Almanya'da mukim, elektrik bağlantıları ve malzemeleri konusunda dünya çapında bilinen bir kuruluş olduğunu, ürünlerinde kullanılan ''DD'' logo ve ''D.'' markalarının başta Almanya olmak üzere birçok ülkede koruma altına alındığını, 1952 yılından beri kullanılan bu markaların D. GMBH&CO (Dr. E. D.

D.) firmasından devir alındığını, davalının ise mezkur markaları ilk defa 1982 yılında müvekkili şirketin selefi ve o zamanki sahibi olan şirket ile yapmış olduğu lisans anlaşmalarına dayanarak 01/10/1996 yılına kadar kullandığını, ancak lisans anlaşmaları yenilenmeyince hükümsüzlüğü talep edilen markaları Türkiye'de kendi adına haksız ve kötü niyetle tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu belirterek Paris Sözleşmesi'nin 1 mükerrer 6'ncı, 8'inci maddesi, MK'nın 2'nci maddesi, 556 sayılı KHK'nın 8/3, 8/5, 42'nci maddeleri uyarınca, davalı adına TPE nezdinde tescilli 2002/06759,

2005/42123 ve 2005/42124 nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin, dava konusu markaları davacı şirketin selefi olduğunu iddia ettiği şirket ile aralarında 1982 yılında aktedilmiş bulunan geçerli bir lisans sözleşmesi ile kullanmaya başladığını, 22/01/1988 tarihinde selef firmanın yeni bir unvan aldığını, nevi değiştirdiğini ve kollektif şirketten limited şirkete geçerek D.GMBH+CO unvanını aldığını, 1996 yılında bu şirketin ortakları arasındaki anlaşmazlık nedeniyle şirketin iflas sürecine girdiğini, iflas avukatının bildirimi üzerine royalty bedellerinin B.

R.+Co KG şirketine ödendiğini, D. GMBH şirketinin iflasının P.

Mahkemesi tarafından 08/07/1998 tarihinde açıklandığını ve Alman Ticaret Sicilinde yayınlanarak şirketin resmen iflas ettiğini, iflas kararından yaklaşık 5 sene sonra markaya tecavüzlerin artması ve müvekkili şirketin marka hakkı ile ilgili muhatap bulamaması, markaların yenilenmemesi, markanın sahipsiz kalması nedeniyle müvekkili tarafında iyi niyetle dava konusu markaların tescil başvurusunun yapılmak zorunda kalındığını, davacı şirketin sicilden terkin edildiğini, hukuki varlığının bulunmadığını, taraf ehliyetinin olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın 556 sayılı

KHK'nın 8/son maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, müvekkili markasının çok daha farklı sınıfları da kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket ile dava dışı D. KG Dr. E. D. arasında 03/05/1982 tarihli lisans sözleşmesi ve dava dışı D.

GMBH+CO Dr. E. D. ile 01/06/1993 tarihli lisans sözleşmesine ait ek sözleşme yapıldığı, davacı şirketin 1952 yılında Wipo nezdinde 01, 03, 06, 09 ve 14'üncü sınıflarda tescilli 166030 nolu Doduco ibareli markaya, anılan selef şirketten devralmak suretiyle malik olduğu,davalı vekili, davacı şirketin tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de, bu iddiasını ispatlayamadığı,

davacı tarafın 22/12/1952 tarihli Wipo nezdinde 01, 03, 06, 09 ve 14'üncü sınıflarda tescilli ve yasal süreleri içinde yenilenen 166030 nolu ''DODUCO'' ibareli, 1978 tarihli Alman Patent Ofisi nezdinde 01, 02, 06, 07, 09, 12 ve 14 üncü sınıflar bakımından tescilli 979961 nolu ''DODUCO'' ibareli markanın maliki/hak sahibi olduğu, bu hak sahipliğinin dava konusu markalardan daha eski tarihe dayandığı,

davalı şirket, davacı markalarının varlığından haberdar olduğundan, dava konusu markaları Türkiye'de kendi adına tescil ettirmesi ile kötü niyetli olduğu ,kötü niyetin varlığı halinde hükümsüzlük davasının her zaman açılabileceği gerekçesiyle davalı adına TPE nezdinde tescilli 2002/06759, 2005/42123 ve 2005/42124 nolu markaların Paris Sözleşmesi, 556 sayılı KHK'nin 8/2, 8/3, 8/5, 35/1, 42'nci maddeleri, MK'nın 2'nci maddesi uyarınca hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkin olup, mahkemece;davacının yurtdışında tescilli markasına dayalı olarak Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında, Türkiye’de davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği, bu nedenle aktif dava ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davalının tescilinin kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca marka korumasında tescil ve ülkesellik ilkesi geçerli olduğundan, Paris Sözleşmesi'nin 1'inci mükerrer 6'ncı maddesi uyarınca yurtdışında menşe ülkede tescilli ve tanınmış markalar ile yine yurtdışında tescilli olup Türkiye’de de tescilsiz olarak kullanılan markadan kaynaklanan öncelik hakkı sahipliği halleri dışında,

yurtdışında tescilli markanın sahibine Türkiye’de tescil gerek olmaksızın öncelik ve üstün hak sahipliği sağlayacağının kabulü mümkün olamayacağı gibi davacı markasının 556 sayılı KHK 7/1-(i) bendi anlamında tanınmış marka olduğu da kanıtlanamadığına göre mahkemenin bu yöndeki görüşüne itibar edilemez.

Ancak; davacı taraf, Almanya’da tescilli olan “D.” markasını 1982 ve 1996 yılları boyunca davalı ile arasında lisans sözleşmesi bulunan dava dışı bir şirketten devir suretiyle aldığını , bu nedenle akdi halefiyet yoluyla dava hakkı bulunduğunu ileri sürmüştür.

Davalı taraf ise, “D.” markasının önceki maliki olan D.GMBH+CO Dr. E.D.firmasının tüzel kişiliğinin 1998 yılında sona erdiğini, davacı tarafla arasında devir suretiyle akdi halefiyetin söz konusu olamayacağından davacının bu sözleşmeye dayalı aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunmuştur. Dosyada mevcut marka tescil belgelerinde de davacı şirket adına Almanya’da tescilli “D.” markası olduğu gibi dava dışı D. KG Dr. E. D. ( yeni unvanıyla D.

GMBH+CO Dr. E. D.) şirketi adına Madrid Protokolü ve Avrupa Birliği Marka Ofisi (OHIM) nezdinde tescilli “D.” markalarının olduğu da anlaşılmaktadır.

Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce hazırlanan raporda bu markalar arasında devir suretiyle bağlantı bulunup bulunmadığı hususunda yeterli bir açıklama bulunmadığı gibi, davalı tarafın temyiz dilekçesine ekli olarak sunduğu tercüme belgelerinde; davacının markaları devraldığını belirttiği DbGMBH+CO Dr. Eb Dbfirmasının 1998 yılında tüzel kişiliğinin sona erdiği kayıtlıdır.

Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkate alınması gereklidir.

Bu bakımdan yukarıda ifade edildiği üzere davacının davalı ile lisans sözleşmesi yapan dava dışı firmadan devir suretiyle akdi halefiyet ilişkisine dayalı olarak işbu davada aktif dava ehliyetinin olup olmadığı hususunda, dosyaya sunulan tüm belgeler üzerinde, aralarında marka vekilinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/15843, K. 2014/7474, 16 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15843
Karar No
2014/7474
Tarih
16 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/15845 K.2014/11870
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/15847 K.2014/11854
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/15848 K.2014/9346
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/15848 K.2014/14408
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/15849 K.2014/9347
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/15850 K.2014/7628

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.