İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/16010 K.2014/632

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2011 tarih ve 2008/191-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı T.. A.. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz…

Esas2013/16010Karar2014/632Tarih13 Ocak 2014Okuma5 dk · 1.053 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/16010 E., 2014/632 K.·Mahkemesi : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ocak 2014
Tarihi
07/10/2011
Numarası
2008/191-2011/460
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.053 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2011 tarih ve 2008/191-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı T.. A.. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada, T.. A.. ve G.. A..'nin müvekkiline ait SİM kartını, kayıp ihbarı ve geçerli bir talimat olmadığı halde değiştirildiklerini, davalı iletişim şirketinin sim kartın kime teslim edildiğini bildiremediğini, internet bankacılığı şifresinin yeni sim kartı alanlara gönderildiğini, bu yolla müvekkilinin hesabından 50.000,00 TL'nin internet bankacılığının kullanılmasıyla havale edilip tanınmayan kişilerce çekildiğini ileri sürerek çekilen paranın olay terihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı T.. A.. vekili, hat sahibi davacı olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın asıl olarak davacının şifresini koruyamamasından kaynaklandığını, sim kart değişikliği ile zarar arasından illiyet bağının bulunmadığını, zararda bankanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalı M. Sağlık Hizmetleri Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, sözü geçen telefon hattının sahibi olan müvekkilinin sim kart değişikliği için herhangi bir başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Asıl davada, davalı G.. A.. savunma yapmamıştır.

Birleşen dosyada da, davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek hesabındaki paranın internet bankacılığı yoluyla havale edilmesinde gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı Bankanın sorumlu olduğunu, paranın diğer davalı Erdal'a ödendiğini ileri sürerek 50.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada davalı H. Bank A.Ş. vekili, davacının parola/şifre bilgilerinin müvekkilinin sisteminden elde edilmediğini, parola ve şifrelerin davacının sorumluluğu altında iken dava konusu işlemin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleştirilen davada davalı E.. K.. savunma yapmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının T. İletişim Hizmetleri A.Ş'nin abonesi olduğu, herhangi bir başvuru bulunmamasına rağmen davalı T.. A..'nin davalılardan E.. K..'nin G.. A.. aracılığıyla davacının sim kartı için yaptığı başvuru sonucu, abonenin gerçek kimliğini yeterince araştırmadan sim kartı yenilediği, ikinci sim kart kopya olarak sunulmasa dava konusu işlemin yapılamayacağı, bu nedenle anılan davalının sorumlu tutulması gerektiği, davalı H.

Bank A.Ş'nin objektif özen yükümünden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu işlemde tam kusurlu olduğu, E.. K..'nin haksız fiili gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesi tarafından tespit edilerek anılan davalının cezalandırıldığı, bu sebeple Erdal'ın da sorumlu olduğu, davalı T.. A..'nin bayisi olan G..

A..'nin abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığından zararın doğumunda kusura yönelik bir sorumluluğunun bulunmadığı, ne sözleşmesel ne de haksız fiil sebebiyle sorumluluğu bulanmayan davalı M. Sağlık Hizmetleri Paz. ve Tic. Ltd.

Şti'nden tazminat istenemeyeceği, davalıların şifre ve paroların davacı tarafından korunmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın Turkcell A.Ş. yönünden kabulü ile, 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranı üzerinden davalı Turkcell'den tahsili ile davacıya verilmesine, asıl dava dosyasının davalıları olan G.. A.. ile M. Ltd.

Şti. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, birleşen dosyada davalılar H. Bank A.Ş. ile E.. K.. hakkındaki davaların kabulü ile, davalı H. Bank A.Ş. yönünden 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı E..

K.. yönünden ise 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 1/1 bendindeki (yasal) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre yol açılmamasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalı T.. A.. vekili ve davalı H. Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı H. Bank A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalılardan H. Bank A.Ş. ile E.. K..'nin müteselsil sorumluluğunun bulunmasına ve davacının talebinin de bu yönde olmasına rağmen mahkemece müteselsil sorumluğa hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davalı T.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.

Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı T. İletişim Hizmetleri A.Ş. de kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Dolayısı ile davacının talebini akidi olan davalı bankaya yöneltmesi gerekmektedir.

Şayet usulsüz işlemde davalı T. A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı T. A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı H. Bank A.Ş vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T.. A.. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.672,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ihbar olunan H. Bank A.Ş'den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı T. İletişim Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, 13/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/16010, K. 2014/632, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/16010
Karar No
2014/632
Tarih
13 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/16010 K.2014/694
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/16010 K.2014/1319
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/16011 K.2014/743
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/16011 K.2014/854
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/16011 K.2014/386
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/16011 K.2014/697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.