KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1636 E., 2013/18553 K.·(Fikri Ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2012 tarih ve 2011/832-2012/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Kebapçı Halil ve Mehmet Usta” adı ile kebapçılık işi ile iştigal ettiğini, 27.04.2010 tarih ve 2010/27643 tescil numarası ile “HALİL USTA” markasının müvekkili adına tescil olunduğunu, davalı tarafça “H.HALİL USTA” adı ile aynı alanda faaliyet gösterildiği ile işyerinin tabelasında müvekkilinin namı müstear halini almış “Halil Usta” marka ve unvanının kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafça kullanılan bu ibarenin müvekkilinin markası ile iltibas yarattığını,
davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi nedeniyle müvekkilinin kazancında eksilme olduğunu ve markasının itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan markasına davalının tecavüzünün tespiti ile önlenmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile TTK’nın 58/e veya 556 sayılı KHK’ya göre hesaplanacak tazminat miktarından hangisi fazla ise 10.000.00 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işyeri isminin ve tabelasının “Hacı Halil Usta” olarak değiştirildiğini, davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça, dava konusu “Halil Usta” unvanının değil, “Hacı Halil Usta” unvanının kullanıldığının davacı tarafa dava tarihinden önce 19.01.2011 tarihinde ihtaren bildirildiği, davalının hac farizesini yerine getirmiş olması nedeni ile “Hacı Halil” ismini kullanmasının olağan olduğu, davalı tarafça bu ismin başka yerlerde de kullanıldığı, “Hacı” kelimesinin belirleyici unsur olup “Halil Usta” ibaresi ile “Hacı Halil Usta” ibaresinin orta seviyeli bir müşteri tarafından dahi karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
./.
-2-
Kural olarak her dava açıldığı tarihte mevcut koşullara göre görülerek karara bağlanır. Dava açıldıktan sonra oluşan yeni durumlar ve olaylar ıslah yolu ile dahi mevcut davaya dahil edilemez, ancak yeni bir davanın konusunu oluşturabilir. Dava dilekçesine ekli belgelerle davalının “H.
Halil Usta” adı ile markasal kullanımı olduğu iddia edilmiş, davalı tarafça yargılama sırasında işyerinin isminin “Hacı Halil Usta” olarak değiştirildiği ve bu şekilde kullanılmaya başlanıldığı savunulmuş, mahkemece de bu kullanım değerlendirilerek karar verilmiştir. Davacının iddiası ve delilleri doğrultusunda, davalı tarafça işyerinin “H.
HALİL USTA” olarak kullanımının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava tarihinden sonraki kullanımının değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1636, K. 2013/18553, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama