İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/16732 K.2014/5848

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2010/152-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için…

Esas2013/16732Karar2014/5848Tarih26 Mart 2014Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/16732 E., 2014/5848 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2010/152-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılara para yatırdığını, bu paranın her istenildiğinde kâr payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaat edildiğini, ancak yatırılan paranın ödenmesi için yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, davalılar Borçlar Kanunu ve ilgili diğer kanunların açık hükümlerine aykırı olarak para tahsil ettiklerini, yanıltıcı reklam ve duyguların istismar edilmesiyle toplanan paraların şirketin içi boşaltılarak davalıların ve yakınlarının hesabına geçirildiğini, her ne kadar müvekkillerinden alınan paraların dava dışı adına alınmış olsa da şirketin müvekkiline gönderdiği yazıların içeriği,

şirketlerin ortakları ve yönetim kurulunun aynı olması, toplanan paraların aktarılmış olması ve yararına kullanılmış olması dolayısıyla. ve diğer davalı ...'ün müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, öte yandan 336. maddesi gereğince de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslahla 54.206,14 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekili, yetki, husumet ve zamanaşımı yönünden itirazlarda bulunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalılardan tek ortağı olduğu, davacının dava dışı yabancı ülkedeki şirket ile sözleşme akdettiği, dosya kapsamına göre banka kayıtları ile yurtdışı şirket hesaplarından devamlı para akışının sağlandığı ve holdinge sermaye artırımı yoluyla holding aracı kılınmaksızın yapılan transferlerle hakim ortağı olduğu davalı ... Holding'e aktarıldığı, holdingin sermaye artırımında kullanmak suretiyle nakit olarak verildiği ve banka aracılığıyla transfer yapılarak .../... -2-

gelen paraların sessiz ortaklardan gelen paralardan karşılandığı, yabancı şirketlerin bankadaki hesaplarına transfer yapılarak sessiz ortaklara geri dönüşü engellenmek amacıyla holding iştiraki olmayan şirketlere kaynak sağlandığı, davalı ...'ün bu eylemlerinden gerek haksız fiil gerekse organizasyon çatısı olarak ifade edilen holdingin başkanı olarak sorumlu olduğu, dava dışı yurt dışında bulunan şirket ile davalı ... arasında organik ve hukuki bağ bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.000 DM'nin TL karışılığı olan 54.206,00 TL'nin 7.000 TL'sinin dava tarihinden, 46.706,14 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalıların zaman aşımına yönelik savunmalarının 2. maddesi hükümleriyle bağdaşmayacak olmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Zira;

Davacı taraf yurt dışında kurulu bulunan para yatırdığını ve bu paraların davalılara aktarıldığını ve davalılar tarafından kullanıldığını, yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin olduğunu, davalı şirketin hakim ortağının da anılan davalı olduğunu ileri sürmüş bulunduğundan davalı tarafın zamanaşımı definin haksız fiil hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekir.

Ancak, davada gerçekten de zamanaşımı sürelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesinden önce, davacı tarafın iddialarının ileri sürülüş şekli bakımından üzerinde durulması gereken öncelikli husus, davada zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı hususudur.

Her ne kadar bir borçlunun borcunun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi, bu yolla borcunu ödemekten kaçınması tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi bakımından da kanunen kendisine tanınan bir hak ve zamanaşımı definin ileri sürülmesi tek başına borçlunun dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemez ise de bazı hallerde zamanaşımı definin ileri sürülmesi dürüstlükle bağdaşmayabilir. ( ) Zamanaşımı definin ileri sürülmesinin hangi hallerde dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu hususunda normatif bir düzenleme bulunmadığından bu hususun varit olup olmadığının her somut uyuşmazlığın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi

gerekir.

Bilimsel ve yargısal içtihatlarda davacının dava açmaması için oyalanması durumu dürüstlük kuralına aykırılık olarak kabul edilmektedir (age,s. 482 vd.).

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında çalışan davacıdan "" ibarelerinin büyük puntolarla ibarelerinin küçük harflerle yazıldığı " başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olup, dosya içerisinde bulunan belgenin içeriğinden ise firmanın yani yurt dışında kurulu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı olduğu (ki bahsi geçen lduğu da çekişmesizdir), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağı, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağı,

sessiz ortağın 24 aylık fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceği ve payına düşen meblağın

.../... -3-

yabancı holdingden isteneceği ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceği, kâr payı paylaşımında ortağın hissesinin %80 olacağının taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Yine davada çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisi davalılardan olup, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücü mevcut değildir.

Yine davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı olduğu üzere toplanan paralar da gönderilmiş bulunmaktadır. Davadaki zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların göz önünde bulundurulması gerekeceği tabiidir.

Bu noktada nazara alınması gereken bir başka husus da (HUMK'nın 235 ve HMK’nın 187/2’inci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan diğer davalı Holding vasıtasıyla çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunması hususudur. Davacı taraf da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasındadır.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı taraf davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı ...'ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan;

imzaladığı sözleşmeyle 24 aylık sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulü gerektiğinden davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.922,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/16732, K. 2014/5848, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/16732
Karar No
2014/5848
Tarih
26 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/16733 K.2014/5656
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/16733 K.2014/3995
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/16734 K.2014/3871
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/16735 K.2014/5726
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/16735 K.2014/7089
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/16735 K.2014/3462

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.