KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/17065 E., 2014/5066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 19/07/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, alacaklısı müvekkili şirket olan iki adet çekin ibrazında davalı banka tarafından "işbu çek üzerindeki imza ile keşidecinin şube nezdindeki imza sirkülerindeki imzası uyuşmadığından herhangi bir işlem yapılmamıştır" şerhi yazılarak iade edildiğini, çek hamili olan müvekkili tarafından durumun düzeltilmesi için keşideci şirket ile temasa geçmek istenmişse de şirketin adresini terk ettiğinin anlaşıldığını, ibraz tarihlerinde çeklerin bankada karşılıkları olmasına ve keşideci imzasında gerçekte bir hata olmamasına karşın davalı banka tarafından çeklerin ödenmediğini ileri sürülerek; 10.214,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bankacılık Hizmetleri sözleşmesi gereğince dava konusu çeklerin borçlusu olan şirketin yetkili değişikliğini bildirmesi gerekirken, bu değişikliği zamanında bildirmediğini, davalı bankaya kusur izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, dava dayanağı çekin sahte olduğunun düşünülmesinde bir yanlışlık olmadığı için ödeme yapmaması nedeni ile davalı bankanın kusurlu olmadığı, olayda teyitli çek (bloke çek) söz konusu olmadığı için çek bedelinin bloke edilmesi yükümlülüğünün de bankaya yüklenemeyeceği, dolayısıyla davalı bankanın dava konusu olay nedeni ile davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/17065, K. 2014/5066, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama