KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1723 E., 2013/3515 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2013
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2010 gün ve 2009/390-2010/55 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/03/2012 gün ve 2010/14066-2012/5030 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinde bulunan ve polis tarafından el konulan çekin, ... Emniyet Amirliği tarafından fotokopisi çekilerek ve aslı gibidir şeklinde onaylanarak kendisine verildiğini, bu çek fotokopisi ile bankaya müracaat edildiğinde karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini ve bunun çekin arkasına yazıldığını, sonrasında da çeke dayalı takip yapıldığını ancak takibin icra mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, iptal sebebinin karakolda çeklerin fotokopisi çekilirken davaya konu çekin arkasına başka bir çekin arkasının fotokopi çekilmesi olduğunu, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 33.200 TL asıl alacağın icra takibinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı hakkında sahtecilik ve resmi belge düzenleme iddiasıyla kamu davası açıldığı, bankanın cevabi yazısında çekin bankaya ibraz edilmediğinin belirtilmiş olması ve çek aslı üzerinde yapılan incelemede de bankaya ibraz edilmediğinin anlaşılmış olması karşısında davacının yetkili hamil olmadığı, davacının icra dosyası ile çek fotokopisi dışında bir delile dayanmamış olması karşısında davasını genel hükümlere göre kanıtlamak durumunda olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1723, K. 2013/3515, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama