İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/17659 K.2014/4253

Taraflar arasında görülen davada verilen 29/07/2011 tarih ve 2009/95-2011/70 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı veki dinlenildikten…

Esas2013/17659Karar2014/4253Tarih6 Mart 2014Okuma4 dk · 760 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/17659 E., 2014/4253 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

760 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada verilen 29/07/2011 tarih ve 2009/95-2011/70 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı veki dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin " ibaresini ticaret unvanı olarak ve 1995 yılından itibaren de marka olarak kullandığını, bu süre içinde ibareyi tanınan ve bilinen bir marka haline getirdiğini, bu ticaret unvanı üzerinde TTK 52. madde uyarınca hak sahibi olduğunu, müvekkili adına hukuken korunan bu unvana davalı tarafça tecavüz edildiğini, davalı şirketin unvan ve marka haklarına iltibas suretiyle haksız yere faydalandığını ileri sürerek davalının ticaret unvanında da çekirdek unsur olarak bulunan ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı ile markası ile iltibasa mahal vermesi, haksız rekabet ile markaya tecavüz teşkil etmesi nedeniyle ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ibaresinin esasen tek başına hizmet markası olarak tescil edilemeyeceğini, müvekkili şirketin bu kelimeyi 1998 yılından beri ticaret unvanı olarak kullandığını, ayrıca " ibareli tescilsiz markasını da 2002 yılından beri kullandığını, davacının marka başvurusunun ise 2007 yılında olduğunu, müvekkilinin 2002 yılından bu yana bu markaları kullanarak haklı bir şöhrete ulaştırdığını ve tanınmışlık kazandırdığını, kullanımın markaya ve unvana tecavüz teşkil etmediğini, davacının iyi niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İşbu dosya ile birleşen mahkemenin 2009/48-2009/64 sayılı dosyasında davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin nezdinde numara ile 27/10/2007 tarihinde 39. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının başlığı ile yayında olan “” adlı internet sitesinde davalı şirkete ait depolama alanlarının “ı” olarak tanıtıldığını, davalı şirketin yeri tabelasında da ı” ibaresinin yer aldığını, dolayısıyla davalı şirketin bu isimle faaliyet gösterdiğini, bu nedenle ” adlı internet sitesi ile depolama alanlarının “” ismiyle tanıtılması eylemlerinin müvekkili firmanın marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek tecavüzün tespitini talep etmiştir. .../...

-2-

Davalı-karşı davacı vekili, müvekkili firmanın “i.” ticari unvanı ile 19/01/1998 tarihindenezdinde ana sözleşmesini tescil ettirerek ticari faaliyetine başladığını, piyasada denildiğinde ilk akla gelenin müvekkili firma olduğunu, bu sebeple markasının depoculuk, antrepoculuk alanlarındaki gerçek hak sahibinin davalı firma olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, ibaresinin 556 sayılı KHK.nin 7/a ve 7/c maddeleri uyarınca tescil edilemeyeceğini, kaldı ki bu ibare üzerinde 8/III. fıkra gereği gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek davacı-karşı davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve 5.000 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, terkini istenen unvanın tescil tarihi olan 19.01.1998’den dava tarihine kadarki 11 yıl 6 aylık süre içinde nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu olan davacı-karşı davalı şirketin aynı ticari faaliyet alanında bulunan davalı-karşı davacı şirketten haberdar olması gerektiği, bu süre içindeki kullanıma öncelikli hak sahibi tarafından sessiz kalındığı gözetildiğinde, öncelikli hak sahibi olan davacı-karşı davalı şirketin sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı,

davalı-karşı davacı şirketin ticaret unvanının da tescilli olduğu ve davacı şirketin haksız rekabeti kanıtlayacak herhangi bir belgeyi dosyaya sunmaması sebebiyle, bu aşamada haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığı, öte yandan, " markasının 39. sınıfta hizmet markası olarak 24.10.2007 tarihinden itibaren tescil edildiği, 556 sayılı 8/III maddesine dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı,

yine bu ibarenin 556 sayılı KHK.'nın 5, 7/1-c ve f maddeleri kapsamında değerlendirilmesi sonucu, depoculuk, taşımacılık, nakliyecilik alanında kullanılan anonim bir sözcük olmayıp tescil edildiği hizmetlerin cinsi, çeşidi ve vasfını belirtmediği, belirtilen ticari hizmet alanında ayırtedici nitelikte olduğu, davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacı eylemlerinin markaya tecavüz oluşturduğunun iddia edildiği,

davalı-karşı davacı tarafından aynı kelimenin 1998 yılından itibaren ticaret unvanında, 2002 yılından itibaren de antrepoculuk faaliyetlerinde, aynı bölgede markasal şekilde kullanıldığını, bu kullanımların davacı-karşı davalı şirket tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığı, dava tarihine kadar geçmiş olan 7 sene içerisinde davalı-karşı davacı aleyhine hiçbir hukuki yola başvurulmadığı,

bunun neticesinde davalı-karşı davacı şirket tarafından bir çok yatırımın gerçekleştiği, bu kadar sene sonra markaya tecavüz ve haksız rekabet davası açılmasının MK.2 maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçesiyle mahkemenin 2009/95-2009/48 esas sayılı dava dosyalarında görülmekte olan her bir davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı - karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı - karşı davalıbütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 32,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/17659, K. 2014/4253, 6 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/17659
Karar No
2014/4253
Tarih
6 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/17660 K.2014/4493
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/17660 K.2014/12549
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/17660 K.2014/6111
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/17661 K.2014/3645
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/17661 K.2014/3684
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/17661 K.2014/7521

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.