KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1791 E., 2013/18442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2012 tarih ve 2012/28-2012/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/53730 sayılı 38. sınıftaki "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil), Haber ajansı hizmetleri." yönünden yaptığı "şekil+ONLINE DESTEK" marka başvurusunun, TPE YİDK tarafından tüketicilerce esas unsur olarak algılanacak olan "online destek" ibaresinin "internet veya diğer elektronik iletişim vasıtaları üzerinden sağlanan yardım, destek" şeklinde bir anlama sahip olduğu ve ticari hayatta farklı sektörlerde yaygın bir kullanımı haiz, tasvir edici bir adlandırma olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c-d bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, TPE YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının reddolunan markasının "ONLINE DESTEK" ibaresi yanında "p" ve "d" harflerini andıran "logo" barındırdığı, "Online" ibaresinin Türkçe'de "açık hat" anlamına geldiği, halk arasında bilinen yaygın anlamının ise "bilgisayar yoluyla uzaktan başka bilgisayar ya da internet siteleriyle iletişim kurma" olduğu, her iki ibarenin birlikte "uzaktan sağlanan bilgisayar desteği ile hizmet alma" anlamına geldiği, tek başına "Online Destek" ibaresinin her türlü hizmet için tanımlayıcı olarak kabul edilmesinin doğru olduğu,
ancak markanın ayırt edici unsurunun daha ziyade "logo" olduğu, markanın tescili halinde markanın sağladığı tekelci hakların sadece şekil unsuru yönünden geçerli olacağı, tek başına tanımlayıcı olan ibarelerin alacakları ilave şekil veya sözcük ekleriyle birlikte tescil edilebilirlik şartlarını haiz olabileceği, markadaki ilave şekil unsuru ile mutlak tescil engelinin aşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisiyle çözümünün mümkün bulunmasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1791, K. 2013/18442, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama