KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/18210 E., 2014/18353 K.·Mahkemesi : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Tarihi
- 11/09/2013
- Numarası
- 2011/511-2013/566
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2013 tarih ve 2011/511-2013/566 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. O.. K.. ile davalı vekili Av. C.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapılan sözleşme gereği davalıya ait ürünlerin pazarlama ve teslim işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı tarafından müvekkilinin hak ettiği prim bedellerinin talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 221.768,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya müvekkilinin her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından satılan ürün bedellerinin müşterilerden tahsil edilememesi nedeniyle prime hak kazanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı adına toplam 252.775,90 TL fatura düzenlediği ve davalı tarafından davacının hesabına 31.007,90 TL yatırıldığı, bakiye kısmın davacıya ödendiğinin davalı tarafından ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 221.768,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, pazarlama sözleşmesine dayalı prim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, gerek dosya içindeki belgelerden ve gerekse alınan bilirkişi raporundan taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin nasıl oluştuğu, ne miktar ürünün davacıya teslim edildiği ve davacı tarafından ne miktar tahsilat yapıldığı ve davacının prim alacağının ne olduğu tam olarak anlaşılabilmiş değildir.
Zira dosya içinde mevcut taraflar arasında düzenlenen 01.03.2008 tarihli tüccar pazarlamacı sözleşmesine göre davacı, davalıya ait ürünlerin pazarlama, müşteriye teslim ve ürün bedelinin tahsilini yapacak, bunun karşılığında belirlenen oranda primi hakkedecektir. Yine sözleşmenin 8. ve 19. maddelerinde davacının teslim ettiği ürünlerin tahsilatından birebir sorumlu olduğu belirtilmiş olup, davalı tarafından da, dava dışı .... Ltd. Şti’ye satılarak teslimi yapılan ürün bedellerinin davalı tarafça tahsil edilmediği savunulmuştur.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 01.03.2008 tarihli sözleşme hükümleri esas alınarak, tarafların ibraz ettikleri deliller değerlendirilmek suretiyle davalı tarafından davacıya teslim edilen ürünlerin miktarı, davalı tarafından yapılan tahsilatlar ve hak edilen prim bedelinin denetime elverişli olarak belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı tarafından düzenlenen ve davalıya tebliğ edilip edilmediği belli olmayan faturalar esas alınarak alacağın belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/18210, K. 2014/18353, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama