KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1834 E., 2013/18251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/12/2012 tarih ve 2011/1021-2012/1183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı şirkete ait emtiaların, davalıların sorumluluğunda Almanya'dan Antalya'ya taşındığını ancak emtianın varma yerine hasarlı olarak teslim edildiğini, olay nedeni ile 4.158 TL hasar oluştuğunu ve bu miktarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen miktarın ödeme gününden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu kapsamda zamanaşımının dolduğunu, esasa ilişkin olarak da, dava konusu emtiaların sağlam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini ve davacı tarafın hasara ilişkin tek yanlı tutulan tutanağı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, eşyanın teslimi sırasında emtianın hasarlı olduğuna ilişkin tutanak düzenlenmediği, hasarın taşıyıcıya bildirilmediği, davalı taşıyıcı lehine CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesinde belirtilen karinenin oluştuğu, bu karinenin aksinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, ancak emtianın tesliminden sonra düzenlenen hasara ilişkin tutanağı imzalayan kişinin beyanında, eşyanın ambalajı açıldığında hasarın mevcut olduğunu beyan etmiş olması karşısında davalı lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafça ispatlandığı gerekçesiyle 4.158 TL tazminatın ödeme tarihi olan 20/09/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, sözleşme kapsamında Almanya'dan Antalya'ya taşınması kararlaştırılan emtia araca 22.04.2010 tarihinde yüklenmiş ve 01.05.2010 tarihinde de emtia tahliye edilerek alıcısına teslim edilmiştir. Teslim edilen emtianın sandığı 09.06.2010 tarihinde açıldığında emtianın hasarlı olduğu anlaşılmıştır.
Somut olaya ilişkin düzenlenen eksper raporunda, hasarın, makinelerin tahliye edilmesi tarihinden yaklaşık 1 ay sonra montaj aşamasında görülmesi ve resmi bir tutanak bulunmaması nedeni ile hasarın nakliye aşamasında meydana geldiği yönünde bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda da, CMR'nin 30. maddesi uyarınca alıcının, ziyan ve hasarın açıkça görünmediği hallerde teslimden itibaren 7 gün içinde durumu bildirmediği takdirde yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığının kabul edileceği, somut olayda böyle bir ihbar bulunmadığı, bu durumda davalılar lehine emtianın sağlam teslim edildiğine dair karine oluştuğu, bu karinenin aksinin ispatının mümkün bulunduğu ancak bunun ispatına yarayan bir delil bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile mevcut raporlar karşısında, dava konusu emtianın taşındığı sırada hasarlandığına ilişkin resmi bir tutanak bulunmaması, davalılara yapılan bir ihbarın bulunmaması ve CMR'nin 30. maddesi uyarınca davalılar lehine oluşan karinenin aksinin tanık beyanı ile ispat edilemeyecek olmasına rağmen mahkemece tanık beyanı yeterli görülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1834, K. 2013/18251, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama