İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/19 K.2013/16366

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/181-2012/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2013/19Karar2013/16366Tarih23 Eylül 2013Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/19 E., 2013/16366 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2013
Mahkemesi
İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/181-2012/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili;davalı firma adına “Niksar,””Niksar Menba Suyu”,”Niksar ... Suyu””...ibareli markaların tescil edildiğini ancak “Niksar “ ibaresinin, Tokat iline bağlı bir ilçenin adı olduğunu ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını, bu yüzden MarkKHK, 5 ve 7/a madde gereğince mutlak redde tabii olduğunu,yaygın olarak bilinen ve tanınan” ...

Suyunun“ Niksar’dan doğduğunu ve özellikle “su” ürünü açısından malın üretildiği yeri bildirdiği için halkı yanıltabileceğini ve 7/1-f madde uyarınca mutlak redde tabi olduğunu ayrıca “Niksar ...

Suyu’nun” kadimden beri bilinen bir su olduğunu, suyun mülkiyetinin müvekkili belediyeye ait olduğunu ve önceleri elle doldurulan cam şişelerde “Niksar Belediyesi ... suyu” olarak pazarlandığını ve halka mal olduğunu, “Niksar ... suyu” sözcüklerinin ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, sözcüklerin bir işletmeyi değil bahsedilen suyu ifade ettiğini, Mark KHK 5. madde kapsamında marka olamayacağını, suyun kültürel bir değer olarak halka mal olduğundan, Mark KHK 7/h maddelerinin uygulanması gerektiğini, bu mutlak ret nedenlerinin gerçekleşmediği ve 7/son madde uyarınca ayırt edicilik kazanıldığı sonucuna varıldığı takdirde,

gerçek hak sahibinin ve bu ismi kullanma yetkisinin uzun yıllardır bu alanda faaliyet gösteren müvekkil belediyeye ait olacağını, müvekkili belediyenin 23/05/1983 tarihinde Su Şişeleme Sanayi A.Ş. ile Niksar Noterliği'nde sözleşme yaptığını, kullanma hakkını 25 yıllığına verdiğini isme ilişkin kullanımı da sözleşmenin 12. maddesi ile belirlediğini ve anılan şirketle, 02/01/2004 tarihli ... suyu Fason dolum sözleşmesi ile isim kullanma hakkı izni verdiğini, sözleşmelerden anlaşılacağı gibi, isimlerinin kullanma haklarının Niksar Belediyesi'ne ait olduğunu, davalı Mirac A.Ş.'nin ise markalara haciz nedeni ile sahip olduğunu,

ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan, “Niksar ibareli “ 2003/20168 numaralı 29. 30. 32. sınıfta kayıtlı, 81678 sayılı 32. sınıfta kayıtlı “Niksar Saf Memba Suyu” ibareli. 85445 sayılı 32. sınıfta kayıtlı “Niksar ... Suyu” ibareli markanın ve 2003/20169 sayılı 29 30 32.kayıtlı “... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve tescillerinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aynı konuda Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava görüldüğünü, 2008/304 – 146 sayılı 09/04/2010 tarihli kararın Yargıtay’da olduğunu,bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu markaların tanınmış markalar olduğunu, Mark KHK 42. madde uyarınca yazılı olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, müvekkili firmanın bu markaları, Mark KHK 16. ve devamı maddelerince uygun olarak icra yolu ile haciz koyup satışa çıkaran, Farmamak A.Ş.'den yasaya uygun bir sözleşme ile devir aldığını, devir bedellerini ödediğini, dolayısıyla davacının kötü niyetli olduğunu,

bu markaların benzerleri olan ibarelerle başvurular yaptığını,davacının bu markaların tescilli olduklarını devir işleminden önce de bildiğini, TPE tarafından pek çok yer adının tescillenmiş durumda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde derdestlik itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu ara kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden davanın süreci hakkında mahkemeye belge ve yeterli bilgi sunulmadığı ve tarafların farklılığından yola çıkılarak talebin reddedildiği,

ancak aynı markaların hükümsüzlüğü konusunda Gebze 3 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış olduğu ve mahkemece bu dava görülürken markaların el değiştirmesi üzerine davacının yasadan doğan tercih hakkına göre işlem yapılması gerekirken, taraf değiştirilemeyeceği mülahazası ile davanın reddedildiği, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bu red kararının bozulmuş olduğu, davanın halen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/264 esasında kayıtlı olup, derdest olduğunun getirtilen belgelerden ve beyanlardan anlaşıldığı,

davacı tarafından da Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde müddabihinin temliki nedeniyle yeni marka maliki Miraç Cam Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'ye karşı davaya devam olunması tercihi yapıldığı halde, bu yoldaki süreç tamamlanmadan yeniden aynı talepli işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, davacı tarafça işbu davada davalı adına tescilli 2003/20169 sayılı "Niksar Canik" markasının hükümsüzlüğü de istenilmiştir. Mahkemece derdestlik bakımından hükme esas alınan Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/264 esas sayılı dosyasında söz konusu markaya yönelik bir hükümsüzlük talebi bulunmadığına göre, dava konusu 2003/20169 sayılı markaya ilişkin uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken dava konusu 2003/20169 sayılı marka bakımından da derdest dava bulunduğundan bahisle davanın usulen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/19, K. 2013/16366, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19
Karar No
2013/16366
Tarih
23 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/19 K.2013/19690
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/19 K.2013/22435
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/19 K.2013/12148
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/20 K.2013/20842
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/21 K.2013/20812
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/22 K.2013/15558

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.