KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1916 E., 2013/18577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 19/07/2012 tarih ve 2009/58-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eşofman ve spor kıyafetleri üretip pazarladığını, bu ürünleri sattığı şirketlerden biri olan davalının başlangıçta bu ürünlerin sadece pazarlamasını yaptığı halde zamanla imalatını da yapmaya başlayıp, müvekkili şirket ile aynı müşteri kitlesine aynı malları sattığını ve kendi markası ile pazarladığını, müvekili şirketin, “Playoff” markasının 168023 tescil numarası tescil edildiğini, "Playoff+şekil" markasının 2001/04075 tescil numarası ile 03/14/18/24/25/26/27/28/35 sınıflarda tescil edildiğini, yine müvekkilinin 03/28 sınıflarda “Playonn” markasının 2002/04783 tescil numarası ile tescil edildiğini,
davalının ise 18/ 25/ 35 sınıflarda “playon” markasının 99/019183 numara ile tescil edildiğini, ancak davalının bu markasını tescil edildiği şekilden farklı olarak müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil edecek şekilde nerede ise aynı şekil, renk ve karakterde ve kendi markasından tamamen farklı bir şekilde kullandığını, davalının (www.playon.com.tr) olan internet sitesinde, faturalarında, pazarladığı ürünlerde ve ürün ambalajlarında markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını ileri sürerek,
markaya vaki tecavüzün tespitini giderilmesini, durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el konulması, el konulan ürünler üzerinde müvekkili lehine mülkiyet hakkı tanınması,marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,
el koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası, mahkeme kararının yayın yoluyla kamuya duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “playon”ibareli markayı 1999 yılında 99/19183 no'su ile tekstil ürünleri ile ilgili sınıflarda tescil ettirdiğini, dava konusu markalar arasında bir benzerliğin söz konusu olmadığını, kaldı ki dava konusu markaların yazım şeklinin ilk kez müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı şirkete gönderilen faturaların üzerindeki marka kullanım biçiminin iddiaya konu edilenden farklı olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ile ticari ilişkisi sırasında bu kullanımdan haberdar olduğu, bu dönemde bu kullanım biçimine ses çıkarmadığı, davacı vekilinin beyanlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2008 yılının sonlarında sona erdiği bildirilmiş ve kabul edilmişse de, dosyada mevcut faturaların incelenmesinde bu ilişkinin devam ettiği en son tarihin 25/04/2009 tarihi olduğu,
dolayısıyla farklılaştırılmak suretiyle oluşan haksız kullanımın 25/04/2009 ile dava tarihi 08/05/2009 tarihi arasında sürmüş olup, muhasip bilirkişinin belirlediği aylık haksız kullanım bedeli 1.409,77 TL üzerinden yapılan uyarlama ile hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1916, K. 2013/18577, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama