KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2032 E., 2013/18405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 01/481 ESAS.
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/05/2012 tarih ve 2011/537-2012/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin davalı şirket aracılığı ile hisse senedi alım satımı yaptıklarını, davalı gerçek kişinin müvekkillerinin izni olmadan bir kısım hisse senetlerini satarak gene talimat olmadan başka hisse senetleri aldığını, bu nedenle müvekkillerinin zarar ettiğini ileri sürerek, toplam 26.564,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 29.03.2011 tarih, 2009/7386 E. 2011/3525 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davalı kurum nezdinde yatırım hesaplarının bulunduğu, davalı ...'ın davacıların yatırım hesaplarından herhangi bir talimatları olmaksızın zararlarına olacak şekilde hisse alım satım işlemleri yaptığı, davalı aracı kurumun işlemlerin gerçekleştirilmesi sırasında üzerine düşen dikkat ve özeni göstermediği, denetim görevini yerine getirmediği,
dava konusu dönemlere ilişkin olarak hesap ekstreleri kurye şirketleri vasıtası ile davacılardan ...'ın işyeri adresine gönderilmiş ise de, ekstrelerin davacılara teslim edildiği hususunun davalı yanca usulüne uygun olarak kanıtlanamadığı, bu husustaki ispat yükünün davalı tarafta olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 1.000,00 TL alacağın, birleşen davanın kısmen kabulü ile 13.429,15 TL alacağın temerrüt tarihi olan 04.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket ve fer'i müdahil vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2032, K. 2013/18405, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama