KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2358 E., 2013/4967 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 gün ve 2007/157-2010/141 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.11.2012 gün ve 2011/10862-2012/17914 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin turizm faaliyetleri yürüten dünyaca ünlü bir şirket olduğunu, “... + ŞEKİL” markasını ilk olarak 2002 yılında Rusya’da tescil ettirdiğini, sonrasında Madrid Protokolü uyarınca Türkiye’de tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun davalı Şirket'in itirazı üzerine reddedildiğini, oysa davalı şirket markası ile müvekkilinin başvuru markası arasında benzerlik olmadığını, davalının sadece havayolu taşımacılığı sektöründe faaliyet göstermesine rağmen, başvurularının tüm sınıflar açısından reddedildiğini, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğu esnada davalı şirketin havayolu taşımacılığı faaliyetine başlamadığını, dolayısıyla tanınmış bir marka olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek, davalı ... ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının tanınmışlığından veya ticari itibarından haksız yararlanmanın söz konusu olabileceği düşüncesiyle tüm sınıflar açısından başvurun reddedildiğini savunmuştur.
Davalı... A.Ş. vekili, müvekkilinin havayolu taşımacılığı sektöründe tanınmış bir şirket olduğunu, söz konusu markanın ilk kez 1998 yılında tescil ettirildiğini,... ibaresinin markalar yanında müvekkili şirketin ticaret unvanı olarak da kullanıldığını, tarafların markaları arasında benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2358, K. 2013/4967, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama