KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/2486 E., 2013/18970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuluncak (Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/02/2012 tarih ve 2010/35-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, müvekkilinin sigortalı kayısı bahçesinin fizyolojik nedenlerle meyvelerin hasar gördüğünü, ağaç başına 5 kg meyve kaldığını, daha sonra kendisinden 2527,25 TL prim istendiğini, verim düşüklüğü nedeniyle prim miktarının düşük olması gerektiği ileri sürerek, prim borcunun tespit ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçesine dayalı olarak hasar ihbarları nedeniyle prim iadelerinin yapıldığını, ancak don priminin düşürülmediğini, teminat başladıktan sonra don prim teminatının düşürülmesinin mümkün olmadığı, teminat başladıktan yani ürünler meyve bağlama dönemine girdikten 15 gün sonra yapılan bildirimlerde don prim iadesinin yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Eureko sigorta şirketine kendisine ait taşınmaz üzerindeki kayısı bahçesini tarım sigortası ile sigortalattığı, davacının süresinde yaptığı ihbar üzerine sigortalanan kayısı ürününün çiçeklenme döneminde meydana gelen fizyolojik nedenlerle verim düşüklüğüne uğradığının tespit edildiği, yeni sigorta bedeli üzerinden davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın özel bilgiyi gerektirdiğinden bahisle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ikinci bilirkişiler kurulu da bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için bir kısım bilgi ve belgelerin bulunmadığını tespit etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edildiğine ve ikinci bilirkişiler kurulu raporunda eksiklik giderildikten sonra hesaplama yapılacağı belirtildiğine göre, raporda belirtilen belgeler getirtilmeden ve yeniden inceleme yaptırılmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2486, K. 2013/18970, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama